Kafiyesiz Yaşam Notları / Aşksız
Kapalı bir kutunun yasaklığının gölgesinde sinen
Cazibeden ibarettik.
Ve;
Kan ter içinde bırakan
Şeytani rüyaların utancını yaşamaya hazır bir haleti ruhiye içinde
Pupa yelken yol arıyorduk yoksunluğun ayazında,
Aşkın yüzüne bile bakamazken daha
Gayri meşru bırakılacağını bile bile
Elin tersiyle itilecek methiyeler peydahlıyorduk aşka...
Dokunmaya ramak kala
Aralı dudakların şehvet çığlıklarında
Kırmızıdan sebeplendirip günahları
Koynumuzda yılan beslemeye hevesleniyorduk ki
Yeminlerin ağırlığı düştü yüzümüze...
Kan kırmızı
Mavi umut
Deniz özgürlüktü
Aklıselim insanların dilinde,
Biz;
Üstüne gökyüzü düşenlerdendik...
Telsiz anonslarında
Cızırtılar eşliğinde
Tekrar edilecek bir vukuattı
Bedenimize sinsice dolanan aşk...
Kefareti kefaletini ödemeyecek kadar
Ağır,
Alnımıza kara sürecek kadar
Karanlık,
Karanlıkları yırtacak kadar
Hesapsız
Ve tüm alışkanlıkları alaşağı edecek kadar izansızken ruhlarımız
Ben hayatıma sunulan vahada soluklanmayı seçtim.
Aklımı yüreğime emanet ettiğim şu günlerde
Ilıman iklimlerden devşirilmiş bakışlarla,
Ameliyat masasında
İçimde sevgisini unutmuş bir yaratıcıya şükretmekteyim.
Paslı çivilerle hayata tutturulmaya çalışmama inat,
Bir kentin kıyısından düşmelerdeyim
Aşağısı gayyaya rahmet okutacak azapları vuruyor yüzüme
Tuz buz oluyor çığlığımla önüme kurulmuş setler,
Sesime yabancılaşıyorum.
Gülüyorum...
Aşk,
Zabıta erketesine yatmış işporta tezgâhında
Tanesi 10 liraya sığdırılan mutluluklar kadar
Yalana bulanıyor izbe hatıralarda.
Mutsuzlaşıyorum...
Aşk'ın kelime karşılığı yazmaz artık lügatımda...
Şubat'2010 Aydın...