Kağıttan Kayık
Bir kaldırım taşı gibiyim
Basarsın üzerime
Ayaklarını hissederim tenimde
Evrenin kap kara boşluğunun
Taşıdığı gibi Dünya'yı
Acır
Sen bilmezsin nasıl olduğunu
Bağırmak gelir içimden
Dilim yoktur
Anlatamam
Bir ağaç gibiyim
Yaprakları aşağı sarkmış
Dallarının göğü ellemeye çalıştığı kadar
ve kış gelir
Ağlarım
Yapraklarım düşer yere
Doğanın nefesini
Hissetmemle beraber tenimde
Çıplak kalırım bir rüya boyu
Herkes görür
Sana dokunmaya çalıştığımı
Utanırım
Gökten aşağı
Esen yelden güçsüz olduğumdan
Bembeyaz bir duvar gibiyim
Sadece
Yakından bakarsan
Görürsün her fırça izini beyazlığımda
Beyazlık ki seni
Topraktan farklı
Benden farksız yapan
Beyazlık ki
Renk sayılmaz
Bunun dışında
Fırça da sensin
İzi de sen
Bana gelince
Bir cuma gecesi bile hüzünlenir
Utanırım insanlığımdan
Taş yaparım kendimi
Duvar yaparım
Ağaç olurum
Herşey yaparım
Sevmemek için seni
Beceremem
Beceremem
Okyanusta kağıttan bir kayık olup tek başıma dolanmayı.