Kağıttan Şehirde Yağmur
Gökyüzü ıslanmış bir mektup gibi buruştu
Mürekkep lekesi bulutlar damlıyor kaldırımlara
Şehir ütülenmemiş bir çarşaf
Her sokağı ayrı bir kırışık
Her penceresi yamalı bir yara
Yapraklarını silkeliyor kaldırımlara usulca
Bir kedi geçiyor geceyi sırtında taşır gibi
Gölgesi ayak izlerime basıyor ikimizde ıslanıyoruz
Benim kalbim eski bir radyo
Cızırtıların arasında seni arıyor hala
Her şimşek çaktığında
Hafızamın tozlu telleri titriyor
Ve senin sesin yarım kalmış bir şarkının nakaratı
Yağmur dinince anlıyorum
Bu şehirde benim gibi
Suyu içine çekiyor
Ama hiç kurumuyor
