Kaldır Hicapla Yere Düşen Bakışlarını Mekke
Tevhit bayrağının başşehri Mekke
Siyahın yakıştığı başka bir kent var mıdır böyle?
Ve güllerin efendisinin o nur bakışlarının aydınlattığı
Doğuşuyla kâinatın canlandığı
Huşu ile gönüllerin bağlandığı
O mübarek belde
Mekke-i Mükerreme
Affın sembolü Arafat sende!
Temaşa ederken bile
Siyahlar içinde
Gelinler gibi süzülür rengin
Allah'ın beyt'i Kâbe
Şehirlerin anası
Vahyin mekânı cebeli nur saklı gövdende
Hani o yüreklerin yarası sızlar
Dağın taşın ağlar
Güvercinlerin karalar bağlar
Örümceklerin ağlarında ağlar
Hicretiyle Nebi'nin
Gözleri yağmurları hüzünlendiren bakışlarla
Dolu dolu bakar gül yüzlüm,
Uzaklaşırken ufukta Kâbe
Nasıl bir hüzün çökmüştü öyle
Ayaklarının altından kayarken Mekke
İslam'ın inkılâbıdır hicret
Ve sekiz yıl sonra hicretten
Fetih müjdesiyle buluşurken ashap
Resulün bayrağı altında
İslam'ın sesi Bilal'ın nefesi duyulur
Kâbe ezan sesiyle kıyama durur
Hicapla yere düşen başı Mekke dağlarının
Bulutlara değer
Boynu bükük kalan yıldızların alnı secdeye iner
Nasıl bir tablo ki bu Âlem coşar
Melekler bile semadan alkış tutar
Ey Mekke hüzünle gidişlerin
Bayram gibi dönüşlerine tanık ol
Safa tepesi müminlerin biatine şahit ol
Ses Nebinin sesi!
Benim halimle sizin haliniz,
Yusuf'un kardeşlerine dediğinin tıpkısı olacaktır.
Yusuf'un kardeşlerine dediği gibi ben de diyorum
"Size bugün hiçbir başa kakma ve ayıplama yok.
Allah, sizi bağışlasın.
O, merhamet edenlerin en merhametlisidir (Yusuf Suresi 92).
" Gidiniz; sizler serbestsiniz".
Bu nidayla seslenir Resullerin Resulü
Gülsün artık Medine gibi Mekke'nin de yüzü
Melek...