Kalem

Kalem


gürlüyor içimiz

biraz sonra yağacak

balk oynuyor kelimeler bak

varsın alsın kıyamet bizi

eksik olsun bu defa şemsiyemiz


yağmurun böldüğü

kaçıncı cümlem saymadım

delişmen yalnızlığın ortasında

neyime yetmiyor utanmak anlamadım


yürüyen zaman

bardağımda kalan dudak payı

tavşan kanı yaralar var

boy aynasında görürüm onları

gözüme kaçan tozdandır ağlamalar

inanma

inan

yıllar ki küsüp giden mızıkçı çocuklar


olsun yürüyor zaman

hep kendisine konuşan herkese susan

derinden akmayan yaşın dışına döktüğü yalan

yalnızca çiçekler büyütmez

yaşamın olanca nazını gözünde


ertelenmiş gülüşüm düşer nihayet

sokak dolusu karanlığın dibine

bütün duvarlara bir isim takmışlar

nazenin bazen ince

silinmiş ya da yazılan


suçlular çok

değişmesin ellerim

dursun üzerimde bütün kırılmalar

ebem kuşağına dönerim güneş beni sevdiğinde

belkilerde


barışma cümlesi bekliyor dargınlar

yolun başındalar henüz

çoktan geçtim onları diyor

boz dağlara karışan sis

ölmeyeceğim sanki şu an

hesabı mahşere kalmış sevdalar kadar sessiz


duvağı açılmamış umudun

kırıntılarını yedi bitirdi masallarda

kitaplarda evlerde

ve kibrit kutularında ateş

çiğdeci kuşu

eledi unu astı eleği gece

ay mavisi hüzünlerde

soldurun ışıkları haydi


kalbime Sûr üfleyen meleğe bağışladım beni

derindir şiirin uykusu olsun

elem türküleri dinleyelim mi

ne dersin


ne dersen de

topladım kırık derik ne varsa heybemde

söz satılmaz saz satılmaz

hele insan hiç bu yerde

kalır geride huzura eğilmiş bir kalem

.




https://www.youtube.com/watch?v=9cUGpGGQn0o

Necla Kezban Turan

Yorumlar (5)