Kan
Uzunca bir leyâle gömüldü nazarım,
Hicrân ile tükenmekte her âh u figânım;
Bir gölge gibi sîneme çöktükçe elem,
Kan ağlar içimde solan son bahârım.
Bir mâi hazân indi semânın yüzüne,
Matemle sarıldı gece sessiz düğüne;
Her damla yağarken kara bir mersiye,
Rûhum sürüklenmekte derin bir sürgüne.
Ey yâd-ı visâlinle yanan hasta gönül,
Bir lâhza ferah bulmadı bu ömr-i melûl;
Gülşende açan güllerin efsûnu söndü,
Çöllerde savrulmakta perişan bir bülbül.
Mehtâb bile mahzun bakar ıssız denize,
Bir yaslı sükût işler ufuklardan bize;
Sensiz geçen her demde biraz daha öldüm,
Bir kor gibi düştün gecenin kalbimize.
Artık ne teselli ne de ümmîd-i seher,
Yorgunluğuma çâre değil hiçbir eser;
Mâtem dolu bir nehre dönüştü hayatım,
Kan kusmada kalbimle beraber keder.


