Karalamalar
Merdivenlerden iniyorum
Kuşların kafesleri yıkık dökük
Kentin ormanlarında hüzün var
Tepemde asla dağılmayan bir bulut kümesi
Yağmur kelebekleri
Düşlerimdeler
Bir bakışının iki adım ötesindeyim sadece
Ve kafan benden öteki tarafa çevrik..
Damlalar
yağmur damlaları
göz yaşı damlası
Çatıdan damlayan
göz pınarlarımda biriken
Yıkık dökük bir hikayenin arta kalan parçası gibi her şey
Odama giriyorum
Kitapların kokusunda seni arıyorum
Oda ışığı daha flu bugünlerde
Şarkılar daha boğuk
Uçmaya üşeniyor kırlangıçlar
Etek uçlarım ıslanıyor
Yine yağmur var
Bir nefes ötesi ölüm kokuyor
Bir adım öncesi sen
Araftayım kabul edilmediğim ömründen
Kovulan bir peri kızı..
Bodrum katına iniyorum
Karmakarışık bütün kelimeler
Aklımdan geçen süzülüp sızan biriken yığıntılar
Bir yanımda hüzün bir yanımda rüzgar
Yönleri karıştırdığımı söylemiş miydim?
Gittiğinden beri anlamlarını bıraktılar
Sonra
Sokağa çıkıyorum
Elimden tutup götürsün isterdim gök kuşağı
Ya da ilkbahar
Benim dünyamda mutluluk sözcüğü çok kısa metrajla çekilmiş
Hüznün dizisini çekiyorlar tıpkı bir yalan rüzgarı serisi..
Ve sonra
Yatağıma geliyorum
Sana niyetle uyuyor gibiyim
Yastığım ağlamaklı kokuyor
Yastığın ağlamaklı kokmasını bilir misin hiç?
Ve yine sabahlar
Sabah yeni güne bir umut iklimi sürse de
Geç olmadan yine yoksun
Şiirler benim acemi kurtarıcılarım
Biriken küf kokan kara kaplı defterlerde
Seri katili oynuyorsun
Ve yazıya düşemeyen kelimelerin de katli senden
Bana bıraktığın sigarayı çekmeceme koydum
Sen geldiğinde karşılıklı içeriz ne dersin?
Ben bana aitim ve bana ait olan her şeyden öyle sıkıldım ki
Terasa çıkıyorum sonra
Aramızdaki bütün umutlar çoktan atladılar ordan
Çakılan son ümidimi gömmeye giderken
Çakıl taşlarına takılıp düşüyorum pencereden
Haydi bakalım yeni baştan..
Dolunaya rastgelemiyorum son zamanlarda
Oturup yad edeyim seni
Sonra trajikomik bir tebessüm dudağımda
Anmak için dolunayı beklemeyeli..
Nerde kalmıştık
Son ümit
Ne diyordu ümit abi
'seni unutmaya ömrüm yeter mi?'