Kayıklarla Geçiyorum Gözlerinden / Gel Al
Açık ara farkla geçiyorum seni düşümde
Yeşile çalıyor gözlerin
Gözlerin gözlerime farz...
Asma altı düşler biriktiriyorum
Adın kumral bir ağaç
Deli bir fidandan doğma
Kızıl kirpiklerin geliyor aklıma
Düşüyorum aklımın penceresinden
Soğuklar bize çarpmaz bu kış
Nedeni varlığın
İnciden demetler yapıp sunuyorum şiirlerde görmeyen gözlerine
Okumuyorsun
Oysa sen benim ciğerimi bilirsin
Yolumun üstündeki incir ağacı da bana kök salıyormuş
Söndürecekmiş ocağımın hayallerini
Bir kabus gibi çıkmaza düşecekmiş yönlerim
Bulamayacakmışım seni
Gülüyorum inceden
Hangi duvar örülebilir ki aklın uzuvlarına da düşünemesin seni
Hangi dikenli çember sarmalar seven bir kalbi?
Kayıklarla geçiyorum gözlerinden
Ta en ücra köşesine beyninin
Kazıtıyorum kendimi bir bir
Sevmezsen de silemez sövsen de silemezsin beni bil
Kaybolurken gün ışığı gecede
Yıldızlara yazdım adımı
Bulutlarla örttün de üstünü
Bir sokak lambası kadar yakın oldum sana bilmedin
Oysa her gece yanı başında üşüyen bendim
Kalemin olup dökülmek istesem de satırlara
Dokunmadın kanayan yarama
Kelimelere küstün adeta
Suslara büründü düşüncelerin
Kabus oldu gelişlerim
Ben seni hayatın her anında pamuktan iplerle sarmaladım oysa
Ben seni düşürmeden tuttum hep içimde
Ben seni kederin en koyu derinlerinde dahi gülümsemelerle sevdim
Ben seni sevdim
Bir gün ama illa bir gün gelecek olman tesellisiyle
Kalbimde yılların büyüttüğü koca uğursuz yalnızlık
Dizlerim her yenilişimden kalma kanlar içinde
Gözlerim aramaktan boğuk
Ve dipsiz koyu gelemeyişlerinin bulamayışlarımla çarpışma anlarından sebep
Çala kalem seni yazıyorum hayatın süzgeçine
Her şey senden geçiyor biraz da
Ne olursun bir gün al şu selamımı
Kastım ona ki
Çürüyor bu sevda
Gel al beni benden...