Kerbela !
Hiç dinmedi sirenler,
Gece boyunca öttüler cadde cadde...
Sokaklar kan, sokaklar bela
Avuç içlerim terledi namluyu sıkmaktan.
Başımda bela ki sorma!
Sorma yalnızlığımı darağaçlarında
Kapı eşiklerinde, sundurmalarda...
Dışarısı buz, içim şarap kırmızısı koyu kan
Damaklarım yapışmış dilime...
İçime akıyor nemrut türküsü,
Nemrut'un kızı...
?Sağar olan ne bilsin hastanın halından,
Sevmeyen ne bilsin sevenin halından'...
İçim bir katran sarısı,
Bela var dışarıda, kerbela...
Bilir misin yezid'in askerlerini
O kendini bir hal sanan kafileyi
Dört kolluyu unutan o soysuz sülaleyi...
Hüseyin'im yiğidim!
Ceset ceset gövden çıkar her yerden
Nemruta ne düşer seni katletmek!!
Oklar yağdıran başından yezidler
Kerbelaya bulaşan o aziz naşın
Çıkar Hüseyin'im elbet
Yedi düvel geçse de,
Dinmez içimdeki kerbela!
Bütün belalardan arına...
Fırat kurudu Hüseyin'im
Engel dediler, yok dediler
Serap dediler okladılar serap'a gidenleri
Beşikteki oğlundu vurulan,
On sekizine yeni dayanmış
O gencecik delikanlıydı okların gittiği yer,
Vuruldular oracıkta öldüler..
Ey Hüseyin! Mert, yiğit!
Selam olsun sana, o belaya,
Tadılmamış acılara,
Mahşerde yüz yüze ola...
Şefaat olsun kerbela!
Peygamber evladı,selam olsun sana!