Kırkıncı Gün
Bugün yokluğunun kırkıncı günü
Kaçarcasına attım kendimi sokağa
Ani bir rüzgar
Saçlarının kokusu ile
Mezarına savurdu beni
Ayakkabılarım beni tanımıyordu
Ben de onları halbuki
Hep önden sen çıkardın merdivenleri
ve ben her basamakta izlerdim seni
bir kulun tanrıçasına
baktığı gibi
Bir tül perdenin ardına saklanmış gibi duruyorsun
Ellerimle üstüne atıığım toprağın altında
Hava soğuk
Üşüyor musun?
Yoksa üşümek de mi bitti?
Bu gün senin gidişinin kırkıncı günü
Evden kaçarcasına çıktım dışarı
Ellerim beni tanımıyordu
Ben de onları halbuki
Ani bir rüzgar
Saçların, kokun ve senden kalanlarla
Mezarına savurdu beni
