Kırmızı Balonlar

balonların uçuşunu izledim
gecenin siyahında kırmızı birer nokta olup kayboldular
insanlar mutlu müzikler eşliğinde dans ediyordu
kimsenin bir derdi yok gibi, herkes halinden memnun...

birkaç şişe samuel adamstan sonra ben de mutlu olabilirdim şüphesiz;
aralarına katılır mıydım pek sanmıyorum.
sarhoş olmadan gitar çalamayan dostum aklıma geldi biz buna aramızda mazotlamak derdik;
genelde üçüncü şişenin ve Kurt'ten bir iki şarkının ardından kıvama gelirdik.
bu kalabalığınsa mazotlamaya ihtiyacı yok gibiydi,
hepsi güzel insanlardı mortgagedan evleri, ilkokul çağında iki çocuk ve borcu yeni bitmiş bir araba...
aralarında çok çirkin kalıyordum;
traşlı suratım, atletik duruşum ve açık mavi ceketim bu çirkinliği kapamaya yetmiyordu,
o ceketin altında umutçalarımı saklıyordum ama çoktandır sessizdiler.
onları bir nefeslik, bir şişelik, saati yüz elli kağıt mutluluklarda boğmuştum.

bembeyaz bir kız vardı bütün karanlığımın içinde kirletmekten korktuğum;
bana güzel adamsın demişti bir vakit,
hep öyle kal...
küçük bir pusula almıştım ona hediye etmek için fakat bir türlü veremedim,
patikadan çıkalı epey olmuştu artık
geri dönememekten korkuyordum.

bir motel odasında yüzüğümü kaybetmiştim, bir kumsalda saatimi,
çok sevdiğim spor ceketimi lanet istasyonun birinde unutmuştum..
değerli olduğunu sandığım ne varsa kaybettikçe daha rahat nefes alır olmuştum
dünya sanki eskisi kadar dar ve iltihaplı değildi artık.
"artık hazırım, beni de aranıza alın!" diye bağırıp ardımı dönüyordum ki

garsonun elindeki tepsiyi devirmesiyle fenomenal dünyaya döndüm

oyunlarını oynayıp pastalarını yedi güzel insanlar

ve sonra evlerine dağıldılar...

Ender Özdemir

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış