Kokulu Sabah
Huzurlu bir uyanış
Aynayı aradı ağır bedenim
Bulunca da dikkatini gözlerime çekti ruhum
Gözlerimin derinlerine kısa bir yolculuk...
Anladım ki bu sabah
İç dünyamın sesi
Bir çağırış
Bir melânkoli
Sonra birden dilim lâl kesildi
Yere çömeldim
Bir tebessüm belirdi yüzümde
Kendimi beğenmiştim...
1-Kadınlar
Dışarı attım kendimi
Garipsediğim bir gökyüzü
Tuhaf giyimli insanlar
İçimde adını koyamadığım bir aşk
Ve o aşkın içinde bir kadın...
Vasat bir vajinadan doğan
Üryan ateş
Bir o kadar tehlikeli
Bir o kadar da içini ısıtan
Korunmasız bir hayattır kadın
Düşündüm, düşünürken üşüdüm
Fırtınama yelken açtı kadınlar...
2-Duraksız son
İnsanlar arasına karıştım
Zaman su gibi aktı
Kokulu bir sabahtan
Alaca karanlığa döndü gökyüzü
Caddeler ışıltılı
Bu şehirde çok kalabalığım
Bir sıkıntı saplandı bağrıma
Günah işlemiştim sanki
Kendi cezamı kendim verdim
Müebbet...
Kadını düşünmek suç muydu?
Yoksa kadını düşünmek erkeğe düşmüyor muydu?
Erkek kadını düşünmemeli miydi?
Tüm bunların ışığında
Gözlerim lâl kesildi bu sefer
Sere serpe çöktüm karanlığa
Bir gözyaşı belirdi yüzümde
Kendime çaresizce tünemiştim
Ne bir adım atabildim
Ne de bir kadındı son
Varmak istediğim yer
Sadece duraksız bir son...
...Benimki sadece bir yolculuktu
Yolculukta attığım küçük bir adımdı sadece