Kördüğüm
Zaman ince
Keskin bir bıçak,
Dokunduğun her an,
Avuçlarımda yara.
Hikayem,
Göğün en gürültülü yası,
Sükunet aradım,
Bulduğum tek şey,
Rüzgarın çığlığı.
Hangi köprüden geçsem,
Ardım hep uçurum,
Aynı göğün altında,
Farklı bir yalnızlık.
Her sözün bir yara izi,
Kader denen bu oyun,
Bitmek bilmez...
Kapattım gözlerimi,
Karanlık bir sığınak
Ne gelen var,
Ne kalan...
Rüyalar yarım kalmış
Uyandım, dünyam yine eksik.
Ne kadar kaçsam da,
Gölgem peşimi bırakmaz.
Ne bir ses,
Ne bir nefes,
Sadece soğuk bir duvar...
Çözülmez kör düğüm,
İçimde saklı kalan,
Her umut kırıntısı,
Elimde tonla yalan.
Yine mi düşeceğim,
Bu dipsiz kuyuya ben?

