Köz Yaşı
“Kâlû belâdan içre, h’isli diyardır ömrüm…”
kim kesti saçlarını gecenin
kim suyu çürüttü
kim tuzu kokuttu
kim ışığı söndürdü
kim ateşi öğüt’tü
s ü l e y m a n
tevafuklar yazıldı,
yazgısı kabarık parşömenlere
kurak mürekkebin kezzaba döndüğü anlarda
ne çok siy’ah şarkı dinletildi
notası eşkiya kokan
ölümün dilinden
kentler lağvedildi
üşüyen kapıların menteşesinde
kirli postalarla ezilmiş
masum hayaller
menore kollarında donup kalmış
sabi canlarını
ısıttım mı yüreğimizin
tuğba ağacı
söylesene s ü l e y m a n
göğe uğultu süren kim
toprağı yakıp kül eden kim
mesrur yürekleri kana
bulayan kim
ma’sûm sesleri susturan kim
tarihin ağır yenilgisidir
bu süleyman
yas tutmuş bütün sözcükler
takvimlerde mazlum yakarış
sağılırken güneşin memesinden
matemli gün
mütemadiyen susku
mütemadiyen körlük
salise geçmiyor
sızıyla öğütülüyor öğün
ne garip zamandır s ü l e y m a n!
sessiz harfler sesli harflere yenik
kim kovdu göğsümden çığlıkları
kim susturdu;
Gazze’de insanlığı
kim biçti;
Kudüs’te yalnızlığı
“ şimdi gül seccadede köz yaşı var..”
-n u r e t t i n ÖNDER