Kül
Hayatın içinde bir yerde insanın ruhundan öte nûra âşık can.
Hepimiz küçük birer dervişleriz.
Ademoğlundan gelen yaşamak merakı sürekli büyümekte.
Kimden geldiğin, nereye gittiğin edilir tefekkür.
Olan biten her şeyi sormak filozofça.
Gerçeklik kader kadar büyüleyicidir.
Eskiyorken beden eksiliyor zaman oysa.
Daha da yaklaşıyoruz Râbbe.
Kısaca sevmeyi öğreniyoruz.
Sonsuza dek kendimizle olacağımız için alışıyoruz ömre.
Hikâye, iz, dava uğruna.
Var olmak nasıl yüce bir nasip.
Sadece varsın diye tüm bu serenadlar.
Ân gelir akar, gider keder.
Peki kavgalar neden?
Dilimizde Kelime-i Tevhid varken.
"Olmaz dediğin ne varsa olur" evet.
Kader bu.
Etten, kemikten değil.
Üzülme, hâyır da şer de Allah'tan gelir.
Yapabileceklerin kısıtlıdır.
Zayıfız, muhtacız.
Köşe bucak kaçmamalıyız.
Neyse o.
Kabullenmek erdemliktir.
Kötüsüyle, iyisiyle...
Kalabalığın gölgesinde sûkûtu anla nefs.
Nefes alabilmek içindir.
Vermek isterim sana bütün kötü ihtiyaçları.
Mesele hiç olabilmektir...
Fırat Bal
18.05.2019 / Cumartesi