Küstüm Çiçeği
Ayaklarımın altını gıdıklamaya gelen ellerin
Huzurdan uzandığını görünce
Kapıda baskıcı bir gardiyanla tutuşur dilim
Keder beni alıp götürmek isteyince
İki benlik arası gidip gelen
Bir demet arzudandır baş ucumda ıslanan çiçeklerim
Ben yokluğunda başka bir şey solumadım ki
Ondandır seni bunca özleyişim....
Çekerken koynuna sevinci
Zorla sevişmek isteyenler gibi
Hatırı sayılır bir zaman vardı aramızda
Bir adım sonrası huzur değildi ki
Ne kadar istesekte anlarız
Zorla bu dünyada hiç bir güzelliğin
Bizlerin olamayacağını....
Şu güneş,atarken sarı saçlarını üstümüze
Õper bir çiçeğin dalını..
Yaparken adresini iyi bilen bir kurşun
Vuracağı kalbin yuvasını...
Şu dünyanın gaz sobası
Isıtırken bütün bedavacıları
Sokağın yeri yoktur ki gidecek
Dar geliriz biz ikimiz içine...
Bütün gözlerden olduğu gibi
Bu dünyadan da
Yaprak gibi, düşer gideriz...
Bulutlarda gezerken bir hüzün
Gözlerini kırpsa ağlayacak gibi
Gene kim demiş ona..
O bir küstüm çiçeği....
Yoksa alınganlık mı yapıyor
Süzdüğü bakışından atlıyorken kederi...
Avuçlarımızdan akar gider umutların son kırıntısı
Sendeyim gene işte ey bir öğlenin
Yumurtayı çatlatan sıcağı..
Yüzüme koşan bir sevinçken
Vurdu sandığın o yağmurun elleri
Sen bir de içimdekileri görecektin
Buralar ne ki....