Kuvva'nın Çocukları

Onlar Çoktular

Onlar azdılar,Kocatepe'de çoktular,

Yiğittiler,

Bedrin Aslanları gibiydiler,

Ya Allah Ya Bismillah diyerek atıldılar düşmanın üstüne,

Önde Anadolu'nun Kara Kalpaklı adamı,

Ve arkasında orduları,

Vatan için ölümü hak bildiler,

Şehadet şerbetini kana kana içtiler,

Dediler ki:

Bu yurt,

Bu vatan,

Namusumuzdur,

Bir daha geriye dönmeyi düşünmediler..


Yiğitler,

Yiğitler,

Bizim yiğitler,

Kahpenin ordusuna karşı,

Asla boyun eğmeyi düşünmediler.


Onlar,

Anadolu'nun çocukları,

Ayaklarında,

Çarıktan pabuçları,

Yüreklerinde,

Kor alevler gibi yanan memleket aşkları,

Unutmuşlardı,

Geride kaldı çocukları,anaları,babaları ve aşkları.


Koca/ tepe,

Gel şimdi konuş,

Tarihin hangi sırrı var sende,

Hangi yiğitlere şehadet şerbetini sundun altın varak içinde,

Anlat ki,

Hainlerin soyu kurusun...


Yalan mıydı Türkün emperyali enselediği Sakarya,

Yalan mıydı Kocatepe,

Yalan mıydı şehadet şerbetini kana kana içen çocuklarımız,

İnsafın kurusun,

Ne olur bir kere olsun doğruyu söyle.


Ey şehitlerim,

Kalkın ayağa,

Durun kıyama,

Ve tükürün yüzümüze,

Tarihin hıncıyla tükürün,

Ve deyin ki,

Bu yurt,bu güzel vatan,

Haram zıkkım olsun size.


Biz artık kahpe olduk,

Biz artık hain olduk,

Biz artık boyunduruğa vurulduk,

Biz sizin canınızı seve seve verdiğiniz yurt için ,

Küçük piyonlar olduk,

Ve sevdiğimiz için kırıldık,

Her şey müstahak bize...,


Ve dahası,

Cehennemden yer bulun bize,

Zift ï kuyulara atsınlar bizi,

Başlarında birer Zebani olsun,

Tokmakla bize vurduklarında,

Kara yazılar yazsınlar yüzümüze,

Bunlar kendi küçük çıkarları için,

Yurdu satan,

Küçük eşekler desinler bize.


Kimler bozdu tarihin sonsuza giden akışını,

Kimler dümenler çevirdi dümen üstüne,

Ve kimler sessizliğin derin var aşağılık uykularına daldılar,

Ey şehidim,

Sen söyle.


Kahrolsun benim şu ipe sapa gelmeyen düşlerim,

Yüreğim kaldıramıyor gerçeğin acı yüzünü,

Ben de mi derin uykulara dalayım,

Ben de mi esir düşeyim hainlerin eline,

Ve Tanrım,

Bana sabır ihsan eyle...


Düşlerin bozuk diyor ağam,

Ağam,

Sen bilmez mısın ki gerçeğin üstünü hiç bir örtü örmez,

Sen bilmiyor musun ki bu karanlıklar ebediyete kadar böyle sürmez,

Kulunu kölen olayım ağam,

Şöyle bir aydınlığa hele bir gel,

Yüzünü görem.


Kaldır yüzünden perdelerini,

Şöyle bir ışık vursun yüzüne,

Işık aydınlatsın yüzünün karanlıklarını,

Ağam,

İşte o zaman ölem.


Yalın kılıç ya gelmiştik Asya'dan,

Çocuklarımız kana kan, dişe dış ya dövüşmüştü Sakarya'da,

Bir yurt bırakmışlardı ya bize,

Söyle ağam,

Ne kaldı elimizde.

Sen üzülme ağam,

Bilesin ki bizim Kavgamız,

Şanlı bir kavga,

Ve bilesin ki,

Tüm işgal edilmiş beyinlerle.


Beyinleri işgal etmek toprakları işgal etmekten çok kolaydır.İşgal edilmiş beyinleri geri almak işgal edilmiş toprakları geri almaktan çok daha zordur.Bunun için yüzlerce yıl gerekir.Çağımızın en büyük hastalığı sanırım bu.Siz beyinlerin işgaline bakın.Gerçeği orada tam görürsünüz.

Şiir yürekte.


Kuvva'nın yiğit evlatları,

Sizler yer altında derin uykularda yatarken,

Bizler yer yüzünde aldatıldık,

Kandırıldık,

Ve sizleri unuttuk,

Ne menem iştir böyle,

Beyinlerimizden tumura uğratıldık,

Şimdi biz,

Yaşayan ölüyüz memleketimizde ,

Bilmem ki lanet mi etmiştiniz bize,

Ne olur,

Bu laneti bırakmayın üstümüzde,

Bu lanet bizi kahreder,

Bu lanet bizi öldürür,

Lanetinizi alın geriye.

Tanrı aşkına,

Yalvarırım size..,,


Ey şehadet şerbetini içmiş Kuvva'nın çocukları,

Biz var ya, biz,

Aşağılık çıkarlarımıza teslim ettik ruhlarımızı,

Yerin yedi kat dibinden çıkınız,

Gelin temizleyin kirli ruhlarımızı,

Bizim ruhlarımız kirli,

Hem kazan karası,

Bu ruhlarla işimiz zor,

Yerimiz,

Cehennemin tam ortası.

30 Ağustos 2019 247 şiiri var.
Beğenenler (2)
Yorumlar (4)
  • 16 ay önce

    Bazı şiirler iç kanatır.Kanayan sadece okuyanın yarası değildir.O yara yazanın daha çok yarasıdır.Şiir yazan tüm arkadaşlar bunu bilir.İçten sevgilerimle.

  • Ey şehitlerim, Kalkın ayağa, Durun kıyama, Ve tükürün yüzümüze, Tarihin hıncıyla tükürün, Ve deyin ki, Bu yurt,bu güzel vatan, Haram zıkkım olsun size. Yüreğine, eline, gönlüne sağlık Hüseyin Bey, bugün bayram aziz şehitlerimizin bize canlarını feda ederek teslim ettikleri kutlu gün, peki ya bizim düştüğümüz, durduğumuz şu rezil yere bak, yuh olsun yazıklar olsun halimize. selam ve saygılarımı sunuyorum...

  • 16 ay önce

    Sayın Necmi Bey, Şiirdeki serzenişler zaten onun için yapılmış.İşin içinde birisi olarak görüşlerinize harfiyen katılıyorum.Görüşlerinizin dahası da var.Anlatmak o kadar zor ki...Sesinizi duyuramamak o kadar zor ki..Sevgilerimle...

  • 16 ay önce

    Hüseyin bey bir iki örnek vermeye çalışacağım: Rusya' dan bakıcı bir kadın getirmişler dostumun anlattığına göre: kadın eve gelince izin istemiş ben demiş evi gezmek hem de tanımak isterim demiş. Kadın iki katlı evi dolaşmış tekrar gelmiş. Salonda oturanlara bakarak bu koca ev de küçük de olsa bir kütüphane yok mu? Herkes şaşırmış. Sonra televizyonu eliyle işaret edip Bunu mu izliyorsunuz demiş....

    bir hafta önce eğitim sisteminin tartışılacak neyi kaldıysa konuşup duruyoruz ve hepsi boş. İçimizden biri abi dedi yakın bir zamanda Japonya' dan heyet getirdiler. Getirmelerindeki amaç biz ülke olarak eğitim sisteminin neresinde hata yapıyoruz demişler. Bize başarıya giden yolu anlatırsanız biz de o yoldan yürümeye gayret ederiz...Japon heyeti damardan girmiş bunlara: bizler demiş çocuklarımızı okul çağı gelmeden toplu halde atom bombasının atıldığı Hiroşima 'ya Nagazaki ye götürürüz. O şehirlerin halini yıkılmışlığını ve kimyasaldan ölen yüzbinlerce atamızın yattığı mezarlara götürürüz ve deriz ki okuyun çok çalışın okuyun çok çalışın yoksa böyle atom bombası yersiniz böyle cahil kalırsınız atalarınızı utandırmayın... Adamlar sizde de Çanakkale var demişler. Neden götürmüyorsunuz çocuklarınızı...Bizimkilerin aklı almamış çünkü işlerine gelmemiş olabilir. Japonlardan biri konuyu bağlamış. Ama demiş duruma bakılırsa sizle savaşmaya gerek görmezler artık. Siz zaten içerden yıkılmışsınız karşısında oynayan televizyonu işaret ederek. Kültür erozyonu ve Tarihi çarpıta çarpıta saraylar hanlar apartmanlar yollar bu ülkeyi içinde bulunduğu çöküntüden kurtaracakmış gibi daha da konuşup duruyorlar.

    Geçen hanımın biri ısırılmış elmanın kurucusunun videosunu koymuş sayfasına...Eypıl ve ayfonlarla kuşatılmış bir nesil var artık bu ülkede . tüm dünyaları onlar...