Lâ
Lâ, seni özlemişim, Lâ
Keşke toprak olsaydım...
Kalemin başında uzun uzun ağladım
Bu
Gün
Düzlem üstünde ekseni geceye battıkça
Bir kutsal serzeniş
'öldüm dirildim'
Çamurlu adımlarımda baş döndürücü yeşilliğin var
Ve sokak dudağında eski telaffuz:
'Ne asil fakirmişim'
Gömlek cebinde kalan son yalnızlıkla satın aldığım cehennem
Yaktığında yaşıyorsun
Bir kusuru örter gibi bakıyorsun
Işığını kaybettirmedikçe dolunay
Yakamozda demir alır zaman
Seraba doğru koştukça bedevi
Gönlüm susuzdur sana
Bedenim ahir zaman
Tanıştığıma mecnun oldum be sevgilim
Soluk yüzümde matem bir coşku
Varlığın yer yokluğun gök
Ufka doğru kan ter
Koşuyorum
Dipsiz bir fincan deliğinde
Boğuluyorum
Bana seni hatırlatacak bir ânı olmalı bu şehrin
Bana seni unutturacak bir yanı olmalı bu zehrin
Dur
Bedenim (alıştım)
Gitme
Ne olur
Bu kadar büyük kaybetmek için o kadar küçük kazanmamıştım
Anlatacaklarım vardı benim...