Madem Öyle Gel Böyle
İyi düşün köprüden önceki son çıkıştır bu.
Şimdi sen beni yok sayıyorsun ya,
Birisi udun tellerinden birine vursa,
hangi nota olduğunu iyi biliyorum.
İsmine yazdığım,
en can alıcı bir şiiri besteleyip/bestelettirip,
bütün Türkiye ye
senin için yazdığımı açıklamazsam...
Unutma Edison bile bin deneyin ardından Elektriği icat etmiştir.
Ben bir Edison değilim amma...
Elimden gelen çabayı sonuna kadar zorlarım.
Karadır kaşların türküsünü hatırla,
Olmadık zorluklara düşen
Bir aşığın yazdığı ve bestelediği türküdür bu.
Kul sıkışmayınca hızır yetişmez derler.
Madem öyle gel böyle.
Hani derler ya ummadığın taş baş yarar.
Sanki çok şey istiyorum senden.
Ben mini mutluluklardan
haz alan bir insanım.
Sanki hayallerini yıkan
biriymişim gibi görüyorsun beni.
Yüzüme tebessümle baksan
dünyanın en mutlu insanı yaparsın beni.
Canın ne istiyorsa onu yap,
İşine mi karıştım?
yeter ki buzlar erisin.
Sanki beni, dünyanın bütün yükünü
sırtına yüklemiş biri olarak görüyorsun.
İşte öyle, bir gülüş, iki tatlı söz;
At ile deve değil ya.
İnşallah işi yokuşa sürmezsin,
Beni zor yollara vurmazsın.
Şunu unutma, kalbi yanan kişi,
Elinden geleni ardına koymaz.