Milattan Sonra Ağlayan Şehir
'Gün ağarırken, biz kararıyorduk ''
Beton soluğu soğuk zamanların
Kızıl ormanlarında gezen
Alacalı bir ceylanla, şehir aslanlarının amansız yarışında
Bir tek galibin
Bir tek, hayatın ince dallarına tutunabilme savaşının
Tek hakemi sendin
Peki o halde,
Biz miydik seni bu hale getiren?
Yoksa sen miydin bizi bu hale getiren?
Sen,
Göğe kafa tutan ihtişamınla gözlerimde büyürken
Yıldızlarınla
Bense her gün küçülüyorum gürültülü suskunluğuna gömdüğüm
Yalnızlığımla
Boğazımda urgandır
Oksitli ve buruk bir sevincin
Nöbetini devralan sancıların gece yoklaması
İşte bu;
Tozlu camlar ardında terleyen vakitsiz düşlerin
İçimde kabaran dalgaların yürek çarpıntısı
Argınlığıdır
Dört elif miktarınca, güneşli günlere iniltiler yayılır
işte bu;
Aydınlığında kara çarşaf giyen y/arsız sokakların
Baharında ağlayan bir nâr ağacıdır
Ve sırtıma inen
Itır ayların balyoz yumruklarında şehrin
İmdat! çığlığıdır
(Benim senle kavgamın adı)
Seni senle yaşamak;
Nadasa bırakılmış umutlarla,
Entarisi fiyakalı/allı pullu sevdaların,
Amansız kavgası, tezatlığı,
''Adam gibi'' yaşama sarhoşluğunun serabıdır.
Ey şehri sâki,
Mevsim aralığımın tıkırtısı!
Bir yudum daha ver
Yaz, hayatımın son sayfasına
Borcum olsun yaşamak
Uçurum gözlerinden tutunamadığım
''Nikotin yorgunu'' nefesimsin
Bir o yana, bir bu yana telaşının orta yerine saplandığım
Bir yarımlık tiryâkiliğimsin
Ne vakit siyah gözlerine
Dağlı resimler çizsem
Toprak özlemini derin bir ahla içine çeksem
Hicazkar endamlı şarkılar söylesem
Yinede barikattır önümde sağır duvarların, aşıp geçemem
Kalemimde duruladığım bembeyaz sözcüklerle
ve güvercin kanatlarıyla sana selam versem
Yinede duyar mısın beni?
Düşlerimde acılı bir coğrafyasın sen
Hani yalnız bakacaktın, mavi gözlerinle adandığın şu gökyüzüne
Dağılmasaydı ya ellerimde pamuk şekerin
Hani beyaz bir gelinliktin
Oysa kirlisin, güneş görmemiş
Ve hâlâ içimde saklı bir denizsin
Keşfedilmemiş
Ağlasam...
Nehir gözlerimin çöl kokan bekaretiyle
Özüne sancılı İki bulut gibi
Delice bir sevda ile ağlasam
Çaputlara belenmiş çocukların hikayesiyle
Paketlenmemiş arı duyguları anlatsam
Uyanıp bakar mısın?
Gün doğan kelebek kanatlarına
Bırakın, mavi, sularda dirilsin
Kül sütunları yerine sevgi ağaçları dikilsin-