Mimesis
Yokluktan nasibimi almadım.
Susuzum, işime yaramıyor dilimdeki ıslaklık;
Bir türlü anlayamıyorum;
Yorgunum, dilim uzun
Ve marifetli değilim,
Çünkü hiç yokluktan kurtulamadım.
Zira, yokluğa hiç sarılmadım...
Bugün bir daha doğmayacak asla,
Ama yarına doğuruyorum dünü.
Ve ayrılmaz et kemikten;
Sahi,
Görülmez karanlıkta gölgem,
Görülmüşte değil kemiğim...
Yine de bilirim, ayrılmaz et kemikten.
Hiç görmedim, kırlar arasına saklanmış çınar.
Çınarın gölgesinde de hiç yetmedi,
Kırlardaki çiçeklerin burnuma gelen busesi...
Mahcubum, çınarın gölgesinde
Unuttuğum gibi kırları:
Unuttum; bir papatyanın, bir lalenin
Altında kurumuş toğrağı...
Ellerimi birleştirdiğimde oluşan kuyu,
Hiç gizlemedi dibini;
Sanki zihnim kavgalı yarınla,
Hiç gelmiyor hatırıma
Çünkü dünün ıslaklığı hâlâ yanağımda...
Ve yokluktan nasibimi aldım,
Parmaklarımın ucuyla dahi olsun;
Düne dokunamadım...