(m)ışıl (m)ışıl Serseriyim
Gözlerle başlıyor önce karanlık söyleşi.
Konuşmalarla sıyrılıyor sonra,
Gecenin baldırlarından.
İpeksi bir yakamoz düşüyor oysa ki odaya,
Ay eriyen mum,
Tende ise on kırmızı çentik izi mahkumun.
İki ıslak dudak önce tutuşturuyor yağmuru.
Parmaklar nemleniyor sonra,
Dillerinin sızısında.
Ilık bir rüzgar gibi fısıldıyor kadın,
Adını sorar gibi titriyor sanki dokunmaların.
Gözlerini kapattıkça aşka dokunuyor adam,
Kalbinin sesi yankılanıyor bu açlığa durmadan.
Umuda sarılıyor önce eylüllere inat,
Bulutları tutuyor sonra okyanuslara uzanarak.
Zaman sonsuza koşan hür bir kısrak,
Şafak patlıyor asice ikisi de çıplak.
Adam bir çocuk gibi kıvrılıyor sessizce,
Kadın ise sızmadan sımsıkı sarılıyor adama.
Bir uçurumun kenarından döner gibi,
Hüzünleri kovar gibi özgür ve tutsak.
Gözlerle başladı,
Gözlerle bitiyor aydınlanıyor söyleşi.
Kadın tebessüm ederek soruyor
Mutlu musun serseri?
Mutluyum.
Tenindeki benlerim artık.
Tenindeki benleri ezberledim artık mutluyum sevgili.