Mısra Sustu

Mısra Sustu



Kekik yüklü rüzgâr;

Yeşile yaslı harmanlık.

Ardıçların sakalını tarar,

Akşamın tütsüsü dört yana süzümlü.

Yad sevdalara göçmüş musiki.

Annenin avucunda kalan buğu;

Gülün teninde doğan sabah.

Yaylanın efilinde bir yaz eğleşti.

İncir, güneşi katlayıp bıraktı gevenin 

rüyasına.


Gölgeler gerisini bilir.

Sis sardı başımızı;

Eğilmiş bir omuz gibi.

Mavilikte ağır aksak

Yıldızlar ürperir.

Ne kavalın sesi,

Ne kuyularda uyuyan ay.

Heybemde bir elma kokusu.

Avuçlarımda;

Dizleri çamurlu, çocuk bir mevsim.

Serçe, terk edilmiş avluların ev sahibi.

Ocakların sıcak nefesi,

Ceviz dalında asılı beyaz dua.


​Nakış gibi işlenmişti

Kerpiç duvarlarda mahcup sevinç.

​Gece, göğün tüm yükünü koynuna alır;

Karanlık çekilince,

Sabahın zenbilinde,

Konuşmayı unutmuş yetim bir harf.

Sözcükler, yorgun değirmenin oluğundan aksın.

Kül rengi ışıkta

Bir küheylan.

Saye düşmüş ıssız yollara.

Değirmen gıcırtısında bir kıssa.

Su, membadan menzile sürürdü 

söylencesini.


​Saatler;

Turnaların ağır semahı.

Uçan zamanla

Bir nebze uyusun dünya.


​Mısra sustu.

Dizginler boşlukta,

Sönüyor lamba.


​Kırlangıçlar göğün yırtık cebini dikerken,

İplikleri sessizlikti.

Dumanlı türkü

Ilgıt ılgıt dağılırken,

Âsûde bir harmana 

ram oldu gece. 


20 Temmuz 2026 431 şiiri var.
Beğenenler (5)
Yorumlar