Morg Kronometresi
Ve yollar sana çıkan aciz birer kıvrımlar...
''Yürekte kurulan o son mahkemenin, sanığı olmayan yargıcıyım şimdi.
Duvarlar dilsiz, takvimler hileli ve yokluğun infaz hükmü gibi göğsümde.
Susturamadığım o saatin tıkırtısında, kendi hükmümü okuyorum şimdi''...
1.SEANS
Zamanı durmayan bir saat tıkırdıyor odanın tam ortasında,
Susturamadığım bir kronometre gibi, infazıma saniyeler sayan.
Senden kalan ne varsa bu evde, yerçekimine meydan okuyor;
Anılar havada asılı, yokluğun göğsümün üzerinde bir moloz yığını.
Ve köşede, o kilitli sandık...
İçinde biriktirdiğim fırtınalar, sakladığım o devasa ayrılık.
Bir insanı özlemek, kendi katiline her gün mektup yazmaktır.
Ben yazdım...
Pulları gözyaşımla ıslatıp, adrese hep senin adını kazıdım.
Oysa yollar kapalıydı, takvimler hileli,
Ve zaman, seni bana getirmeyecek kadar kibirliydi.
Şimdi bu oda, içinde senin olmadığın bir mahkeme salonu,
Ne inkâr hafifletiyor suçumu, ne itiraf durduruyor bu sonu.
Sandık patladı, fırtına dindi, geriye sadece külü kaldı bu aşkın;
Mektuplar geri döndü sevgilim,
Üzerinde "Böyle birisi yok" yazılı ...
2. SEANS
Yargıç kürsüye vurdu tokmağı, dava düştü:
Sanık zaten hiç doğmamıştı,
Maktul ise zaten çoktan ölü...