Müebbet Sevda Otopsisi

 

Uçurumun tam çizgisindeyim,

Bir yanım platonik bir hasret, bir yanım dipsiz boşluk.

Ceplerimde sana birikmiş intihar notları,

Gözlerimde sabahı öptüğüm o yangınların külü var...

Ben sensiz sana mahkûmum,

Sana sensiz hükümlüyüm sevgilim;

Demir parmaklıkları ruhuma örülmüş bir sürgünüm şimdi.


Felek çakmağını çaktı, ciğerim nâr-ı ateş,

Azrail çırak kaldı, ben ölümün kendisiyle usta.

Hangi neşter keser bu görünmez ilmeği?

Hangi ameliyat masasında dikilir bu darmadağın yürek?

Sevdana esirim;

Zincirlerim paslı, umudum bir mülteci çığlığı.


Bak, kışları yaktım senin için, baharı saçlarında ararken,

Gençliğimi "şimdi mi geldim aklına" sitemlerine meze ettim.

Eğer dönmeyeceksen, eğer bu ses vermezlik sürecekse;

Geceler azalmasın, varsın dertler hiç bitmesin.

Çek tetiği, vur idam sehpasına tekmeyi;

Sıkışsın boynumda o en son ilmek,

Dinsin bu nefessiz eziyet!


Ya gel, tut elimi bu uçurumun kanayan eşiğinden uçur beni,

Götür o yasakların, o tuzakların olmadığı uzaklara...

Ya da "nesine yandım" deme bana;

Vücudum şehrini ateşe ver,

Gözyaşınla yu beni, toprağına kat öldür beni...

Çünkü ben senin için yaşamayı değil,

Seninle her gün milyon kere ölmeyi sevdim.


Doğuş Kılınç (Mezarlıklar Şairi)

24 Ocak 2026 21 şiiri var.
Yorumlar