Müebbet Yalnızlık

Müebbet Yalnızlık
***




​Mevsimlerin adını unuttu bu Ṣehir
Takvimler hangi ayı gösterirse göstersin
İçimde fırtınası sönmeyen
Bir aralık kalıyor hep
Sırf sana benziyor diye
Gökyüzünün o en karanlık
En kimsesiz anında
Dolaşıyorum hatıraların içinde


Ayak seslerim bile senden kalma bir ezgi
​Avuçlarımda biriktirdiğim çocuksu neşeyi
Sokak lambalarının altına savurdum
Belki gölgen geçer de
Basarsın üstüne diye
Ama ne zaman bir umuda uzansam
Parmak uçlarımdan başlayan
O tanıdık ayaz
Göğsümün tam ortasına oturuyor yeniden


Herkes bahardan bahsederken
Benim içimde buz tutuyor
En kuytu nehirler
​Söylesene,..
Hiç düşüyor muyum
Aklının çıkmaz sokaklarına?
Sol yanına ince bir sızı gibi
Misafir oluyor mu adımı unuttuğun anlar?
​Hani derdin ya
"Bu kaderin bana en zarif cezası sensin" diye
Şimdi ne ceza kaldı geriye
Ne de o zarafet
Sadece omuzlarımda taşıdığım
Koca bir boşluk
Ve her köşebaşında sana çarpan
Bu yorgun ruh


​Artık susuşlarım da senin dilinden
Cümlelerimi kaybettiğim
O büyük boşluk da
Yine de bil,..
Olur da,..
Ansızın bir çaresizlik çökerse omuzlarına
Kalabalıkların içinde ansızın üşürse için
Ve tam o anda
Yabancı bir esinti
Gelip usulca dokunursa saçlarına
Gözlerini kapat ve nefesini tut
Sakın dağıtmaya çalışma o sessizliği
O uzaklardan sana yürüyen benim


sevay

18 Mayıs 2026 69 şiiri var.
Yorumlar