Mülteci
İyi biliyorum
Dağınık gökyüzünün
Mavileşen anının
Umudunda gözlerimiz,
Ki bakmaya ne kadar hevesliyiz.
Bir çocuk düşünde
Birazda eskimiş.
Anladığı kadarıyla,tam orada duruyor
Ardımızda kalanları yaktığımız eşikteyiz.
Saatleri oyalıyorum onunla
Kokusunu duyuyoruz
Menekşelerin yanık kokusunu.
Yüzünü arıyorum
Ellerini,
Dudaklarını,
Tenini arıyorum
Tenime değiyor bakışları.
Dudakları dilinde ıslaklık ararken
Yutkundu..
Ellerinden bir mevsim geçti sanki
Kendimi bulduğumda çok geçti.
Sislere bürünmüş kentin sessizliğindeydim.
Ve ben bir mülteciydim
Bakışlarına,
Ellerine,
Dudaklarına.
...
Ey gökyüzü
Hangi anında saklıydık şimdi
Bir intihar borçlusun tenime.
Beyazdan daha beyaz olan ölümmüydüki.
Köpüklenen yalnızlık bulanır uçurumlara.
İşte bu yüzden
Kabaran bir nehir oluyor;
İçimde dinmeyen sevdalarım..