Musa Koç
Bu şiir
Kimileri için baba
Kimileri için abi
Kimileri için dayı
Kimileri için anlatılmaz olan
Musa Koçun hikayesidir...
Kırk beştir henüz gençtir yaşı,
İnce değil kalıncadır kaşı,
Kafasında yoktur bir tel saçı,
Rabbim nasip etmiş bir gardaş beş bacı.
Şefkat yüklüdür o koca kolları,
Kalmaz şeridin sağında, sever solları,
Hızını kesemez ne halep ne şam yolları,
Tek rakibi vardır; oda, Türk hava yolları.
Allah dostudur nefsine tek pay biçmez,
Kırk yıl susuz kalsa, haramsa içmez.
Ticareti sever işine akıl ermez,
Öldürsen bir dirhem malını, ucuza vermez.
Bitmez onun şu konya-bozkır işleri,
Bir de bu yetmezmiş gibi; kurtdoğmuşda çeviriyor şişleri,
Şirket doldu taştı her taraf benzin fişleri,
Hilminin büküldü beli döküldü dişleri.
Esmer renginde teni, yoktur süsü püsü,
Para onu bozamadı Anadoludur özü,
Yalanı sevmez hep doğrudur sözü,
İkinciyi alamazsa açık gidecek gözü.
Duvarında asılı bir oku bir de yayı,
Bıyıkları Yavuzdan miras, soyu sanki kayı,
Hasan nasıl ödeyeceksin bu borçları?
Cevap desen çok basit; ben değil Musa Dayı.
İyi yemek varsa boş bırakmaz sıkı tutar safı,
Sever babası gibi etli pilavı, yanında vişne hoşafı,
Ona sorsan evde eser geçer kimse yapamaz gafı,
Onu sen git Hüseyin'den sor;
Sert kazak görünse de, yengeye geçmez lafı
Bir rakisi vardı benden çok yerdi.
Telef olacaktı hayvan, kıyamadı ellere verdi.
Allah Musaya ömür versin olmasın tasası derdi,
Kadir der ki; lafım bitti hitama erdi.