Nererede
Seni bulmakda zordu
Kaybetmekde
Üç yılımı verdim sana henüz yirmibirimde
Ve sen ömrünün hiç bitmetmeyeceğini düşündün
Bozuk para gibi harcadık yıllarımızı
Farkında olmadan moda sahillinde
Bagdat caddesiydi mekanımız her gece
Aklımız da sadece isimlerimizden sen ve ben düşmeyen tek cümle
Ellerimiz bırakmaz dı ki
Bakışlarımız kaçmadıkça
Yürgimiz yorulurdu anlamazdık
Dinlenirken sızlardı kalbin, kadıköy iskelsinde
Güldürmek kolaydı, ağlatmadığımız sürece
Sen bendim, ben sendi, söz verdiğimizce...
Her gece mesaj cekmeden olmasdı
Sen bazen yorgunum derdin
Vucudunun biterek yenik düştüğünü,
Anlayamdım ki çamlıca tepesinde.....
Günler geçtikce yüzündeki alllar soldu
Sanırım kaderimizin oyunu buydu
Seni cok gec bulmuştum
Bir hastehane odasında seni
Amansız hastalığın pençesinde buldum..
Haydarpaşa hastahanesinde.......
Günler mi kısaldı ne
Ne hayatı anladım ne damarlarımda ki akan kanı
Gülüm solmuştu bir döşek üstünde
İncecik kalmış vucudu
Hiç telim olmuyacak kadar teslimiyetciydi
Konuşamıyordu,
Üsküdarda kırmızı renkli bir odanın içinde....
Sabahlar hep umudamı doğardı,
Sabah yağmuru sanki ona ağlıyordu
Gök gürledi ve bir devrin belkide bir aşkın kapanışı oldu
Gülüm bu satırları yazalı tam 2 yıl oldu
Bir sabah üstü
Zeytin burnundaki, mezarının üzerinde...
Su sesi