Nûr-ı Sükût
Saldım kendimi hayale kara kalemimle.
Bakamam; gözler bu seyirden incinir.
Hiçbir şeyde gözüm yok ki.
Deprem gibi hayallerde sallanır.
Ne yazsam da harfler yenilir.
Söylenmemiş sözlerin rüzgârında neler duyuyorum.
Kalemle kâğıda değil, kalbe döküyorum.
Denizin ortasında bir sandalda kendimi sabra bağladım.
Tutuşturdum hüznü üşüyen hissime.
Düş; ince düşününce kaybolmuş dualar dilimde.
Gün ışığına uzak gece.
Hüzün besliyorum sensiz, sessiz gözlerimde.
Gözler çaresizce döner durur.
Sözler dökülürken kalbe, dil kurur.
Ve kalbim, kalın bir kitap arasında unutulur.

