O Unuttum Dediğin Geceye İnat
Döndü/m;
sen yoksan diye başlayan şiirlerin,
son durağı bu lanetli şehir olsa gerek....
Güneş ufuktan batıyor,
kızılca kıyamet dedikleri bu olsa gerek !
sahile vuran aksin,
ay'ın matlığında bir ufuk çizgisi ile,
kader çizgisi arasında son nokta dedikleri,
yerde alacaca karanlığın orta yerinde,
yıldızlarla raks ediyor..
Şimdi sen bana,bu kelimelerden ,
hiçbirşey anlamadığını söyliyeceksin,
mütemadiyen..
İşin doğrusu bende anlamadım,
ağzımdan dökülüverdi aniden..
işin doğrusu döndüm işte,
yeni/yeniden,
lanetli şehrin büyüsünü bozmadan,
usulca gıcırdayan karyolanın bir köşesinde bekle beni ,
ince geceliğini benim için,
yine giy.
Dans etsin oynak bedenin ,
müstehcenliği unutan gönlüme.
Rakkaselere inat,
o unuttum dediğin geceye inat !
ansızın,
yukarıda okuduğun karışık cümleler gibi değil,
değişmeyen ben,
ben olarak.
O..!
adam gibi adamsın deyip,
dudaklarımı kanatırcasına ısırdığın,
Falezlerin en uç noktasında !
elimde kurumuş yasemen çiçekleri,
neden, niçin burada beklediğimi bilmeden ?
ufuk çizgisi ile kader çizgisinin ayrıldığı,
pıtırak dolu yollardan,
yalınayak !
acılardan yoğrulup,
başı açık ,
alnı dik olarak sana doğru koşuyorum...!
Ne olur bu sefer !
tut beni
Tut ki !
yeniden boşluklara düşmiyeyim !
Çobandan sevgilerle.
lanetli şehre yeniden merhaba.... Antalya.2012