Obsidyen
Gözlerin aşka müpteladır suskun ve manalı.
Mevsimin oluşu, sabah güneşinin doğumu sana dairdi.
Güneş tepeden izliyordu gözlerini
Ve ben mecburdum hislerine, tebessümüne.
Lakin bilmezler ki yüzüme tek kafiyeli yüz senin yüzündü.
Günler birbirine o kadar yakin ki
fakat günlerimin adı sen diye böyle, usulca, çocuk gibi saf ve temiz bir bakışı andırmakta.
Bilmecelerin içindeki en karmaşık sevgi.
Bilmezdim nefes almak bu kadar zor ve sen o kadar imkansız.
Uçurumun kenarında nefessiz kalan bedenime nefesini kat ey sevgili,
Adında güzelliği barındıran güzel.
O gözler ki obsidyen gibi keskin
Gözlerin alabildiğince sen, yorgun, ürkek ve tedirgin.
O gözler ki ruhumun kuyulari gibi.
Ve sen tarifi imkansız yol,
Ta nerden baslamistik bu bilmeceye ....
Yeryüzünde hangi insan sevginin kutsallığını çiğnemişti ve hangi insan ölümsüzleşmişti ölüme karşı
Bırak ölsünler şu ölüler ve bırak yanı başında duran kıyılardan uzaklaş.
Mubteladır gözlerin aşka
Farkına varan var mı ?
Kalbinin müptelasiyim.
Gözlerinin esiriyim.
Kapının elçisiyim.
Sevdanın dilencisiyim
Ey yar..
Hadi gel tut düşlerimden....