Öksürük Nöbeti
Gece yarıları hafif kesik kesik öksürükler
adamı canından bezdirir,
içinde ne var ne yoksa dışarı çıkarmak ister insan,
sözümüz meclisten dışarı,
işte öyle bir günün akşamı...
Doktor;
iyileşmek istiyorsan,
- önce sigarayı bırakacaksın,
sonrası...
sonrası, alışılageldik bilinen sözler...
Dediği gibi de yaptım,
içimde ne var ne yoksa attım,
temiz hava bol, güneş.....
lakin;
iki şeyi atmak, mümkün olmadı...
birincisi SEN..
ikincisi bana yaptıkların...
Doktor;
Eğer bu iki şeyi,
içimden atmazsam geceleri kriz nöbetlerimin olacağını,
böyle durumlarda,
tam bilgisi olmamakla beraber,
iyileşmek için her şeye bir çizgi çekmemi istedi...
Dediği gibi de yaptım harfi harfiyen,
çektim,
her şeye çizgi çektim,
eşime, dostuma,
hayata ve hayata dair ne varsa...
lakin;
Sana gelince..
Durdum,
bekledim,
elime bir sigara aldım,
merak ediyorsun değilmi ?
yaktım mı ,
yakmadım mı ?
......
yaktım...
yaktım,
sevgilim seni yaktım,
bizi yaktım...
Hayatı/mı yaktım..
Sonra;
oturduğum kanepeden,
Ayın matlığına aldırmadan,
herkes mışıl mışıl uyurken ,
kimselere göstermeden,
gizlice,
elma aşıran,
bir çocuk gibi,
yada ;
tinerciler gibi,
senin avuçlarını,
avuçlarımın içinde saklarmışcasına,
dudaklarıma götürüp,
seni,
.......
seni ,
son bir kez yeniden içime çektim..
ve;
ışıkları,
Söndürürken,
sana,
sevgime,
kalın bir ÇİZGİ çektim...
...../
ama;
yaptıklarına,
bir sonraki ,
öksürük nöbetine kadar ,
ASLA.....
Antalya lanetli geceler...saat 04.30..
çobandan sevgilerle...