Ölmeye Mecali Kalmayan Adam
Büyüne kapılıp gecelerimizi sabah eden güneşe sarılıp son olduk
Ömrümün renklerini kararttın böylelikle
Böyle ölüme bile varamayız aşkla tonla
Göremediğim gözlerini unuttum onla
Nefesimi tuttum döneceğin güne sonla
Bir dumana kadar yetemeyeceğimizi gördüm zamanla
Sözün özü korkuyu yenmekmiş anla
Beklemediğimiz yeminlere gömüldük çığlıklarla
Yaradana sığındık yaralardan akan kanlarla
Zayıfladık yalan dolan dillere günahlarla
Soyumuzu kuruttuk gecenin ateşinde sönen dumanla
Tenhada ömrümü çürütttüm geçen yıllarda
Bazen sorulara verilen cevaplarla deşersin yaraları
Affedilmek için gözden akan yağmur damlaları
Kalbe girmek için kana bulanan bengü aşıkları
Bu seferde sen mazur gör hataları
Meftun sözlerle ağlayan gözler
Mağrur gönle bir buket vereni göğe serer
Sırılsıklam kalan mecnunu üzer
Amade artık emrine aheste susan hisler
Dileğime tutundum son gündeler
Sordu seni bana ağlattığın geceler
Artmış kanlarla cevap bekleyen sessizler
Baktı sol yanına seni arayan gözler
Sana mı gelicem bundan sonra
Yaktığın resimlerimi gördükten sonra
Yağmurda düşen kar tanesi
Ölücek bir gün yasa bulanınca
Ölü seslerle sevginin kapısında bekleyen merhamet
Hızla uyutulan gerçeklerle son bulan hayat
Ölmeye bile mecali kalmayan adam
Huzuru kendinden geçmesini bekleyen madam
Fani gözlerle cenneti gördüğünüz zaman dönücem
Sevgine ihtiyacım var kokunu özlüyorum
Buna hakkım yok sadece bekliyorum
Gerçek olan tek şey son olduğun sanıyorum
Serzenişlerime cevap veren sensin biliyorum