Ölü Olarak Yaşamak

Gönlümden kopan,
Sadık bir dost boşluğu vardı oturduğumuz sıralarda.
Aldatan vardı, birde aldatılan.
Birde tek suçu sevmek olup da,
En çok hasar gören...
Yok oluşun anlamı vardı eskiden.
Var oluşun anlamsızlığında,
Yok oluşu engellemekte, ne gelir elden.
Yenilmemek için aranan çareler vardı.
Kişi çareyi mi aradı?
Çareler kişiyi mi?
Söz verildiği gibi mi ilerledi her şey?
Ama hiç söz verilmemişti ki...
Ya bir bakışta olmuştu tüm duygular,
Ya da olmayan duygulara öylece bakılmıştı.
Bardağın hangi tarafında olduğuna karar verilmişti.
Ortada bir bardak yoktu oysaki.
Dolu tarafı da, boş tarafı da hayattan beklentilerdi.
Gördüğün insanlar tanıdıkların ve tanımadıklarındı.
Yarın, sende bir sır gibi saklıydı.
Bugünse, bu sırrı anlatacağın aynalar vardı...
Nefes almaktan sıkılsa da bedenin,
Onsuz yapamazdı hiç kimse.
Sevdiğin insan yanındaysa eğer,
Tüm duygular aynıdır gözünde.

Sarhoş oldum sanki hiç bilmediğim bu şehirde.
Bana tanıdık, senelerin birbirini kovaladığı...
Bazen tek renk gördüm gök kuşağını.
Bazen de hiç görmedim oturduğum yerde.
Hiç konuşmadan verilen cevaplar vardı.
Hapsedildi yaşananlar.
Anahtarın yerini kimse bilmedi yüreğinden başka.
Sevdiğinin gözlerinde saklanmak isterse gözlerin,
Onun dışında her şeyden vazgeçeceksin.
Vazgeçilecek çok kişi vardı.
İstemesen de haberin olmadan yaşadıkların.
Birde tek damla su bile olmadığında,
Boğulduğun günler...
Yapılanlardan sonra farklı yenilgiler.

Kimse güneşin batışını takmadı.
Güneşin doğuşuydu bizi ilgilendiren.
Benim güneşim battığında,
Hiç doğmadı bir daha.
Sabırdı bazen bizleri sevindiren.
Sadakatti en güzeli bile kıskandıran.
Vazgeçilmezdi onun yanında olmak.
İçini rahatlatırdı uzaktan sesini duymak.

Verilen sözler tutulmayınca ölümle sonuçlandı.
Ölü olarak yaşamanın da bir bedeli vardı...

16 Mart 2010 8 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar