Ölüm: Pusuda Habersiz

a.

vakit, temmuz türküsünü

aramak vakti değil

bu kez elektrik yüklü tel

cana kıydı zamansız

tanırdım tepeden tırnağa

yoksulluğu akardı

henüz 30'unda belki

birisi yandı


kendi hâlinde hayrettin

karıncayı incitmezdi

cigaraya düşkünceydi

hele derdini açarken

kemik saplı çakıyla

yontardı acısını

ölüm: pusuda habersiz

gizlice vurdu onu


mutsuzluğun karabasan gibi

çöktüğü ülkemde

dostluğu düşmanlığı

her şeyi güvencesiz

içi çöl kızgınıydı

anlardım ama çâresizdim

emek satarken kavruldu

gövdesi savunmasız

b.

üç yavrucuğun yetim kaldı

hayrettin âbi

ağlamaktan karının

kirpikleri çürüdü

okşayamıyorlar artık

külden saçların

öldün diyemiyorum

öldürüldün mü?


1982

(*)1982 Temmuz'undan bir gündü: Çarşıya çıktığım yolun üstünde, Hayrettin Âbi, yevmiyeli briket işçisi olarak çalışıyordu. Birden, sularla kaplı bir alanda, onun cansız bedenine rastladım. Yalınayak çalışırken, briket makinesinin elektriği, akımını suya boşaltmış, sonuçta Hayrettin Âbi'nin ölümüne sebep olmuştu. Gördüğüm manzaranın vahâmetinden, birkaç gün uyuyamadığımı hiç unutmuyorum.

21 Aralık 2019 167 şiiri var.
Beğenenler (2)
Yorumlar