Ölümüme Dair

Üç defadır kapımı çalar Azrail
İçeri buyururum soluklanır gider
Bekleyeni varmış
Yahu ! Benim işim senden daha acele
Senden önce varmalıyım ahirete
Tanyerinde vermeliyim son nefesimi
Sesimde yorgun bir direnişin uğultusuna karışarak
Mutlu bir tebessüm havalanacak
Bir kızın aklında hep o gitmelerim kalacak
Ve bir bulut ırgat gibi akıp duracak
Cesedim bir deniz gibi
Dalga dalga kıyılarıma vuracak
Ağlamak yok ümit etmek yok
Hele beklemek taze dalından bir baharı,
Kızıl akşamın sabaha devreden
Sarhoş saatlerinden
Hepsi birer gül goncası olarak kalacak

Bacaklarım boylu-boyunca uzanarak
Gözlerim saatimde
Kulağım sanki bitiş düdüğünde
Bekleyeceğim bekleyeceğim ...
Ve bir kızı düşleyeceğim son anlarımda
Anısı vardır her sevmelerin
Her köşede umut edip beklemelerin
O yüce mahalle kurultaylarının
Üzerimize salarak kışkırttığı cengaverleri
Uğruna toprak olup filizlendiğim nice sevdalara
Bir bahar bırakıyorum şimdi ardımca

Sesim kuşların cıvıltılarına karışarak
Ölmeliyim ortasında ömrün
Sessiz sedasız ve kimsesiz
İşçiler bir köşede bularak kaldırmalı ulu (!) cenazemi
Kuşlar yıkamalı cesedimi
Kubbelerde en tutkulu şiirim yükselmeli
Gökkubeye ulaşmalı nidam
En alacalı bir gökyüzünde
Sefil ruhum arşa ulaşırken
Tükürmeliyim yüzüne insanların
Ve haykırmalıyım son sözlerimi
‘Geçtikçe ömürden dökülen yapraklar
Bir Özkan vardı geldi-geçti bir bahar...'
10.07.2018

Mehmet Özkan Özer

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış