Ölüyorum, Sen Ne Dersin

Yanlışlıkla tenime değen benanın yerini,
güllerle yıkadığım zamanlar oldu.
İçime sinen acılı kokunun
dışarıya vurmasını engellemek için.
Görenler buna mecnunluk, sen ise buna itlik dersin.
Herkesin dilinde dolandığı gibi,
yeryüzündeki cahim'in ortasındaydım.
Burası, kelimeler dilimde dönüp dururken
b.ktan yere umut aradığım yer..
Birbirimize aksa olduğumuz bir yerden,
akıllarımızdaki hayallerin kesişmesinde,
gördüğüm o talih ışığının bana yansıması
veya o ışığın bana yansıdığını sandığım nokta.
Gözlerim kör, her taraf kara sis.
Fakat dünya karanlıkta olsa
bu hayatta herkes bir varlığı sevdi.
ama yalnız şerefsiz olanlar,
değer verdiğimiz varlıklarla sevişti.
Sırf bu yüzden,
anyedin çıkarmak istediğim
bir kalp saklıyorum adiler için,
Görenler ona harabe, sen ise ona ben dersin.
İstemsiz bir şekilde harabenin arkasındaydım,
kalemimle burdan topluyordum çürükleri.
Görmezden geliyordum beni görmezden gelen
karamsar gözlerinin vurduğu darbeleri.
Tam bu sırada,
gözlerinin benden kaçışından
sonra başladı,
eşi benzeri olmayan ihanetin,
Görenler buna şerefsizlik,
sen ise buna aşk dersin.
Velhasıl,
Anveten elimden kaçışının,
arkasından yazılanlardan sonra
içimdeki talihsiz ölüşünde abes.
Çünkü sana harcadığım zamanın
'kar'ı saçlarımda gizli
ve asla siyahla bezenemez...

27 Ağustos 2011 68 şiiri var.
Beğenenler (1)
Yorumlar