Ömrüm Kadar Çaylak 'Mesela'larım
Mesela adını seviyorum.
Ruhsal analizlerde
'Ama'lanan düşüncelerimi saymazsak
En yükümlüsüyüm dünyanın..
Parmaklarımın çapraz olmasına takılıp
Beni sevmekten vazgeçme diye
Tırnak yemeyi bile bıraktım.
Mesela tenini seviyorum.
Larva döneminde prense dönüşemeyen kurbağa gibi..
Yüzgeçlerim,
Ömrün orta yerinde,
Sesimi dalgalandırdı durdu.
Yüzmek için tenini..
Dalmak içinse gözlerini seçtim.
Mesela ellerini seviyorum.
Düşeceğim anlarda,
Omuzlarından başlayıp sürükleniyorum,
Onlara doğru..
Susan yanımın
Geyik muhabbetindeki insanlarla çatıştığı
İğnelenmiş gecelerde..
Herkesten farkını içime salıyorum.
Düşeceğim anlarda,
Omuzlarından başlayıp sürükleniyorum,
Ellerine doğru..
Sanki tırnaklarını bunun için uzatmışsın..
Mesela sarılışını seviyorum.
Ne zaman dokunsan bana,
Büyük bir suçtan sonra yakalanmış zanlı gibi,
Hapsediliyorum hücrelerine..
Dudaklarımdan kelepçeliyor beni yargıç..
Özür dilerim..
Bir sanık olarak seni bırakmaya hakkım yok.
Mesela öpüşünü seviyorum..
Nefesimizle yanağımın arasına sıkışmış
Dudağını büzüşünü..
Kimse yönetemiyor filmini,
Aklın büsbütün oluşunun..
Belli belirsiz bir girdapta
İki kişiye çalıyor ziller..
Ziller evimizin aynası..
Mesela gülüşünü seviyorum.
Yadırgama bunu..
Yanaklarının içine çöktüğü an
Bir öpücük fırlatıyorum,
Oluşan boşluğa..
Bin akıllı çıkartamıyor.
Sonradan anlıyorum ki :
Gülüşün akıl karı değil..
Daha ömrüm kadar çaylak ''Mesela''larım var,
Sığdıramadığım..
Mesela..
Mesela her şeyini seviyorum.
Not : Seni her şeyden daha çok seviyorum.