Örümcek Issızlığı
-yok olmaya açık bir örümcek ağı kadar ince
o denli sağlam inançla yaşayarak ölmeye-
kent;
usul usul çeker ağına
anlamazsın
tehlike çanların kulak aralığında
gülmeyi bile
kendine yakıştıramazsın
sekiz bacağının
sekizini ömrüne dolar
inanmazsın
kurtuluşa her adım
geriye atılır
gitmek umudu ufukta açtıkça
cesaret edemez, yapamazsın
yazdığından sonra
tüm insan öykülerini
ebedi sanılan aşk şiirlerini
tekil ölümlerine sürükler
konduramazsın
bir gece mezarından geçer misali
korkup, titrer ellerin
adını koyamazsın
yanılgının aykırı oyuklarında
içine devrildiğin yüksek duvarlarında
yalnızlığın kalorifer aralarında
diker üç çift gözünü üzerine
farkına varamazsın
her gün uskumruladığın caddede
paranoyayı tanıyamazsın
karanlığı
ayrılığı
kayıpları
yoklukları
acıları
acıları
ve dahası acıları ile akıtır zehrini
sakınamazsın
yüzün solar
alnın alev alev
aynalarda bir arayış, aynalara bakamazsın
-
bak ağrıyor tüm eklemlerim
ıssızlıktan