Öylesine Hasret
ihtiyacım olan seni silmek hayatımdan ;
çekip gitmek sensizliğe uzanan yollarda ;
nefes alamadan koşmak .... boğulurcasına;
ayrılmak bu şehirden .. sen olmadan gitmek ...
yapa yalnız kalmak günün ilk ışıklarında ....
baktığım semada seni değil ;
kendimi görmek ....kaybolan benliğimi yaniden kazanmak ;
sorgusuzca ve sebepsizce beklemek ölüm olsada.....hasretinnn
.......
kayıp kentin karanlığında kaybolmak ;
kimi zamanda dipsiz kuyularda aramak ;
kaybolan benliğimi ....
ve yine kayıp kentin doğan ilk ışıklarıda ;
sana kavuşmak sarılmak hiç ayrılmamacasına;
rüzgarın oksadığı saçlarını koklamak;
gözlerine bakıp haykırmak ... ve saatlerce sevişmek seninle ;
gecenin geç saatlerine kadar ....
ne zaman ki gidersin yanımdan;
beklediğim seni değilde ;
karanlığa kavuşsa kollarım ;
onunla sevişmeye başlasa bedenim ;
işte o zaman yanar canımm ...
bilmezsin bilemezsin sana olan nefretimi ;
..... ve bi o kadarda olan sevgimi
yağmurda ıslanmak korkutmuyor beni ;
üşümekte korkutmuyor , yada karanlığa sarılmak ;
korkum ... yağmurda tek yürümek....
ısaklığımla sana sarılıpta ısınamamak korkutuyor beni ;
.....yada o yağmur damlalarıyla ıslanmış olan inci tanesi dudaklarını;
öpememek korkutuyor beni.....
sadece bununla sınırlı değil korkularım aslında ;
sana söyleyemediğim daha bir çok korkularım var ;
mesela bitanesini daha söyleyim ;
hani senin gittiğin gün varya işte o günde çok korktum ;
çünki; diyemedim son kez seviyorum seni bırakma beni gitme diye ;
..... ellerini tutamadım ya, gözlerine bakıp canımsın diyemedim ya ;
............işte öldüm o zaman sen farkında olmadınnn
bırakıyorum bu kayıp kentide içtiğim son sigaramıda bırakıyorum artık ;
senin beni bıraktığın gibi bende bırakıp gidiyorum sorgusuzca ...
kimselere söylemeden gecenin karanlığına bırakıyorum benliğimi ;
hoşçakal sevdiğim kayıp kentin meleği.....hoşçakal
gün gelirde özlersen arasan beni bıraktığın yerde bekliyo olurum seni ;
gelirsen gün batımında usulca sarıl bana .... bulursan
bulamazsan turab'a sarıl, bedenindeyim hisset....