Özgür Mavi
-uçma ihtiyacı belirebilir insanın yalnızlık katlinde-
I
kör kayalıkların arasında birisi var içinde
seni sınırlayan
şiirlerini daraltan
ruhunu ıssızlık çarmıhına geren
ki
babasız doğan bir mavi mucizesiydin sen
erketeye yatmış ufuk çizginde
ne vakit bir masala inanmaya çalışsan
gözleri hep tetikte
bakışları sigara tüttürüyor
bakışları dokuz milimetre
tüm dünyanın inandığı ortak yanılgıları
avuçlarında bir kelebekle açtıran
isimsiz bir illüzyonist gibi etkileniyorsun
kendini sana bıraksan oysa neler olacak
II
kırmızı rugan ayakkabılarını anlatıp duran
bir uçurtmanın sırtında
geceye doğrulan
o cesur kadını taşıyorsun dudaklarında
tek korkusu
bir sabah uyandığında
yıldızları, seni görüp
hiçbirini adlandıramamak olan
bir masa var önünüzde
ve iki sandalye
perdeler güne kapalı
senin ellerinde
bağbozumu bir kelepçe
ortada sancılı bir zambak
kadın seni öteliyor düşlerin peşine
III
düşlerin var elbette
tanıyamadığın bir kuş türü
bilmediğin, adı "deniz"
engin mavi üzerine
sana unutturdular, unuttuk
özgürlüğün parmak ucunun neresinden başlayıp
şah damarının neresinde sonlanmadığını
ama nasılsa mutluydun
ceplerine dolan, serseri, yanlış bir mutluluk
sunu
bir özgürlüğün peşinde sarmal merdivenler
dönüp dönüp
bir kadeh aykırı maviye
bir sen eskizlerine
yaklaştırıyor kimliklerini