Özlü/yorum
ilk kez görmüştüm seni öyle
çıplaklığından utanmadan
kaygısız bir gülüşle
yatıyordun sereserpe
öyle masum
savunmasız...
-ne ödev
ne görev
ne yarın tasası
ne toplum baskısı...-
elalem ne der çizgilerinden arınmış
hepsini suratıma asmış
gidiyordun meçhule
sağanak hüzündü akan gözlerimden
soğuk tenine çarpıp süzülen...
sana mı
bana mı döküldüğünü bilemeden
işte o an/ birden
tokat gibi indi yüzüme gerçek
anladım ki /özgür olmak için sahiden
illa ki ölmek gerek...
o günden sonra ben
endişelerimi yoluyorum tel tel
dünle köprüleri atmıştım zaten
çok evvel
artık/ unutuyorum bildiklerimi
öğrenmiyorum da yenilerini
yüzerek hayatı tenimden
zorluyorum en dibimi...
hasılı anne
sen gittiğinden beri
bulmak için gerçeğimi
ölmeden önce
öldürüyorum ben'i