Palas Pandıras

Palas Pandıras

En güzel yıllarımdın,

O bildik akşamüstülerinde, 

Ömür heybeme vakitsizce,

Dolu dolu sığdırdığım,

Gözlerinin buğusu değerken tenime, 

Gülüşüne ömrümü mühürlediğim.. 

Apar topar gitti sanki o güzel anlar,

Hiç hazırlık yapmamışım gidişine,

Bavuluna tıkıştırdığın o sensizliğe, 

Bir tek vedayı bile çok gördün kalbime,

Çekip gittin kapıları vururcasına,

Tozu dumana katarak, 

Sanırsın palas pandıras... 



Zamanın durduğunu sanmıştım,

Seninle geçen her saniye sonsuzdu, 

Yalnızlık çöktü omzuma şimdiden, 

Şimdi saatler sadece ayrılığı vuruyor,

Yelkovan akrebi kovalarken telaşla,

Ömrüm dökülüyor avuçlarımdan,

Son izin buğusu gözlerimde kalan, 

Pencere camında donan geceler, 

İçeride bitmemiş bir çayın sıcaklığı,

Dışarıda karakışın hoyrat ayazı... 



Ne bir anı bıraktın yaslanacak,

Ne de toparlanacak bir hatıra,

Her şey aceleye gelmiş gibi eksik,

Her şey yarım, 

Her şey telaş kokuyor. .

Kapının ardında unutulmuş bir sessizlik, Perdelerde asılı kalan gölgen,

Bir sandalyeye çökmüş yokluğun,

Ne yana baksam dağınık bir veda,

Ne yana dönsem eksilmiş bir ben... 



Gidişin bir fırtına gibi değildi belki,

Ama ardında bıraktığın yıkım öyle mi,

Sessizce kırıldı içimdeki şehirler,

Duymadın… 

Ya da duymak istemedin, 

Bir elveda bile uğramadı diline,

Bir duraksama bile değmedi gözlerine,

Öyle hızlıydı ki kopuşun,

Kalbim geride kaldı yetişemedi sana,

Ben hâlâ “neden” diye soluklanırken,

Sen çoktan yokluğa karıştın, 

Sana varmak için çıktığım yollarda, 

Hep hüzün durağında iner oldum... 



Şimdi anlıyorum, 

Bazı gidişler , 

Ne vedaya sığar ne zamana, 

Bir an gelir, 

Her şey dağılır içinden,

Toparlayamazsın, 

Tutamazsın, 

Durduramazsın. .

Sen de öyle gittin işte,

Ne bir iz bırakarak, 

Ne de bir söz söyleyerek,

Hayatımın ortasından kopup,

Beni canımdan eksik bırakarak.. 

Ve ben hâlâ o anın havliyle,

Dağılmış bir ömre sarılıyorum,  

Öylece palas pandıras...



Herkes herkesi unuturmuş,

Unutmak istesin yeter, 

Ne varsa geride kalan sana dair,

Birer birer soluyor, 

Toplanmamış anılar bahçemde, 

Eski bir şarkı cızırdıyor kırık plakta;

Sözleri yarım, 

Bestesi darmadağın,

Huzur da terk edince bu evi,

Yalnızlık kuşattı sırlı kalemimi,

Bir yangın sonrasının külü gibi,

Savruldu her şey dört bir yana,

Toplamak istedikçe kırık dökükleri,

Ellerim kanıyor, 

Ruhum sızlıyor, 

Öyle bir gidişti ki seninkisi,

Şimdi koca bir boşlukta sesin yankılanır,

Aklım hâlâ eşikteki, 

O son bakışında, 

Her şey bitti der gibi, 

Sanki hiç olmamışız gibi... 

04 Mayıs 2026 252 şiiri var.
Beğenenler (4)
Yorumlar