Pantolonlar Belden Aşağı Düşer Olmuş Delikanlılarda
Sen , ben ve diğerleri....
..../
Savrulduk, aniden,hepimiz.
Kimseler görmeden,
düştük,
ellerden,
dillerden, gözlerden.
Çocukluğumda oynarsam eskir diye düşündüğüm,
mavi berrak ışıl ışıl parlayan cam bilyeler gibi....!
Maviye kucak açtığım,
sonsuz bildiğim gökyüzü artık dar mı ne?
yoksa;
papatyalar da,
sümbüller, güller gibi, solmuş,
buruş, buruş mu olmuş ?
al, al açan pembe yanaklı yüzlerim de ?
Allahım !
Nedir bu içimdeki sessizlik,
tarumar olmuş viran gönlümde...
Heyhat zaman su gibi akıp gitmiş,
rüzgarına kapılıp gitmişim Hayat'ımın peşinden..
Mahalle aralarında oynayan,
cıvıl cıvıl çocuk sesleri artık yok !
Bir yerlere mi gizlendi yoksa mutluluk ?
Ayşe teyzeler ile Fatma bacılar,
kahve telvelerinin etrafında dedikoduyu bırakmışlar !
Söyleyin Allah aşkına !
Bizim bildiğimiz delikanlılık mı öldü yoksa ?
Nedir bu insanlardaki bu sessizlik ?
kabullenmişlik, boş vermişlik, bananecilik !
yoksa , yoksa !
Bir punduna getirip,
düşürdüler mi yoksa?
Biz buralarda yokken !
farkında olmadan ! güzel ay yüzlü İffet'i sokaklara ?
Oysa biz dedik İffet'e !
Bak bacım çıkma böyle sokaklara,
giyme dar blue jean leri..
saçlarını savurma rüzgara,
kokunu götürürler iblise, puşta !
Dedik, dedik de dinletemedik demek !
peki neden verdik biz bunca emek !
yok muydu Salih amcalarda bir kuru ekmek,
sıcak bir tas yemek....
Tanıyan yok artık bizleri,
labirent gibi eski sokaklarımızda..
pantolonlar belden aşağı düşer olmuş delikanlılarda..
Mahallemizin kızı !
İffet'e yan baktı diye,
ciğerine iki tek sallayan,
Piç Salihi vuran delikanlı yok artık mavi bilyelerin arkasında....!
Mahpus duvarları ne kadar soğuk olsa da,
şimdi ki gazetelerdeki gibi haberler yoktu,
o zamanlarda..
Bir çocuk daha kayboldu bugünlerde.!
....../
Sen ben ve diğerleri,
eski topraklar olsaydı, buralarda, oralarda...!
Kirletemezler di seni be ya...!
mavi gökyüzüne ulaşmak isteyen masum çocuk...
Çocuklarımıza sahip çıkılması dileği ile....sevgilerimle...