Rıhtım

Denizle şehrin kesiştiği çizgide 

Bekler rıhtım taşlarında tuzlu bir sabır 

Martılar adını ezberler her sabah 

Dalgalar usulca vurur gider yine gelir 


Eskimiş halatlarda durur zaman 

Gemiler veda eder sisli düdükler ardında 

Bir bavulun ağırlığı çöker ayaklarına 

Kalanın gözünde yaş gidenin cebinde Umut 


Rıhtım bir ayrılığın sesi

Tahta bankında unutulmuş bir mendil gibi 

Ama her gün batımında ayrı bir telaş 

Kavusmalar çiçek açar soğuk demirlerde 


Sende gel otur yanıma bir akşam üstü 

Seyret sular nasıl taşır bütün hikayeleri 

Rıhtım susar dinler unutmaz hiç kimseyi 

Çünkü o hem gidişin hem dönüşün eşiği 


İzmirin kokusu siner gecelerine 

Çay bardağında titreşen ışıklarla 

Rıhtım yaşar biz geçip gidenleriz aslında 

O hep orada dalgayı göğsünde saklar.



19 Mayıs 2026 78 şiiri var.
Yorumlar