Rızk-ı Hüzün

Rızk-ı Hüzün


Siz hiç kalbinizi ağlarken seyrettiniz mi


Nasıl keser nefesinizi

Nasıl yakar içinizi

Nasıl sızlar burnunuzun direği hissetiniz mi


Neye yanacağınızı bilemezsiniz

Ne siz eski sizsinizdir

Ne dünya eski dünya

Nede hevesleriniz sarmıştır çevrenizi

Hayaller mezarlığıdır

Hem içiniz

Hem dışınız


Bir tarafınızda kalbiniz sekeratta iken

Bir tarafınızda varlığınız er kişi niyetine musallada

Umut yara almış

Kan kaybından gözlerin feri sönmektedir

Kum bi iznllah desede ruhunuza lisanınız

Ne siz Abdülkadir Geylanisinizdir

Nede kelâmınız iki alemde geçerli ve kutsi


Sûküt etseniz olmaz

Dile getirseniz olmaz


Her ikiside iki yanı keskin bıçak

Nereye dönse yaralayacak


Bir kere doğduğunuz gün başlamış herhangi biriliğiniz


Kader hükmünü vermiş

Rızkı hüzün demiş

Ne zaman yaklaşsa mutluluk

Elinzin tersiyle itmişsiniz


Öyle işte


Hayatta ki rolünüz

Kimsesizlik


Hayat ki rolünüz

Yetimlik


Acı

Ve

Gözyaşı olmuş


Zahirde tebessüm

Batında hüzün aleminize sirayet etmiş

İstesenizde değiştiremezsiniz


Velhâsıl-ı kelâm;


Ne demişti asrın Bedisi

" Halbuki şemsin tulû’ ve gurubu muayyen ve mukadder olduğu gibi, insanın da bu dünyada tulû’ ve gurubu ve sair mukadderatı, kalem-i kader ile cebhesinde yazılıdır. İsterse başını taşa vursun ki, o yazıları silsin; fakat başı kırılır, yazılara bir şey olmaz hâ!

Ve illâ muhakkak bilsin ki: Semavat ve Arz’ın haricine kaçıp kurtulamayan insan, Hâlık-ı Külli Şey’in rububiyetine muhabbetle rıza-dâde olmalıdır."


Liyakat -

02 Ekim 2022 20 şiiri var.
Beğenenler (8)
Yorumlar