Romatizma Var Kirpiklerimde

Y...'den


Eski şairlerin kavanoz dipli düşünceleriyle

Mahvettik koca Anadolu’yu


Bedevilerin dinlerini

Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü

Hint’in kast sistemini

Rus'un ve Çin'in kölelik düzenini

Dayattılar çocuklarına ve torunlarına…

Kararttılar baştan başa Anadolu'yu


Mini etek sokuşturun avret yerlerine

Türban tıkayın salyası akan ağızlarına

Telefon da sokabilirsiniz boğazlarına

Hırpani çağların dinozorlarından kaçın dostlarım

Onlar ki aldatıcıdır

Lakin biliriz ki; her dönem kendi içinde yargılanır

Bıraktıkları mirası reddedin lütfen.

Biz kendimizi yargılayalım


Büyük bir kaosun tam ortasında

Büyük bir yıkımın enkazında kaldık


Onların;

Laiklik demesi de yalan

İslam, hoşgörü demeleri de

Sünnilikleri de Alevilikleri de muasır medeniyet demeleri de

Ezanları çanları hepten yalan

Onların;

Atatürk demeleri başka yalan

Vatan bayrak demeleri başka

Onların;

Adaleti de yalan hukuğu da

Onlar gelip geçtiler birbirlerinin üzerinden barbarlar gibi

Biz kendimizi yargılayalım.


Canavarlardan daha vahşi ırk gibi

Yılanlardan çıyanlardan akreplerden daha zehirli onlar

Onlar kuduz zamanların kuduzları olarak anılacaklar

Biz kendimizi yargılayalım


Yaz kızım veya oğlum karışımı yapay zeka

Yeni kuşakların da köküne kibrit suyu


Doğru ya, yaşanacak ve yaşatılacak ne can kaldı ne de canan

Yoksulluk geldi sokak köpekleriyle bindi tepemize

Zulüm; Kazıklı Voyvodalara, Kuyucu Paşalara rahmet okutur

Bu topraklardan çekilmiş çoktan umut

Sevgi, merhamet, bölüşmek, bir araya gelmek

Eti zehir suyu zehir havası zehir bir dönem

Biz kendimizi yargılayalım

Bu çağ neyi gerektirir


Şaşkınım biraz

Biraz biraz da ölüme endeksli grafik gibi

Ortalama sözcükler de tutmuyor beni hayatta

Yetmiyor hiçbir hayal, hiçbir sevinç, hiçbir iyilik ve tebessüm

Kıran girmiş memleketime

Kuduz bunakların sözleriyle kurşunlanıyorum her gün

Bir cellat mı arıyorum nedir

Bir deprem sel mi bekliyorum

Erciyes Ağrı Tendürek Süphan…

Kaçkarlardan Toroslara Balkanlardan Buzul Dağlarına

Patlasın mı istiyorum yanardağlar

Ateş kuyuları mı sarsın dört bir yanımı

Bilmem neyi bekliyorum ölmek için

Şaşkınım biraz

Biraz biraz da ölüme endeksli grafik gibi


Kırıtır onlar birbirilerine

Kırıştırırlar durmadan da

Kimi rakı balık kimi tespih zikir sarhoşudur

Uymayın sakın onlara

Biraz Yeşilçam biraz Holyywood Bolyywood takılırlar

At üstünde sefere çıkarlar Jüpitere

Cehenneme çevirdikten sonra koca memleketi

Kağnı arabasıyla yolcu taşırlar hayali cennetlere

Para vermezler nasihat verirler bir de

Sorma sakın

Bu vatanı bu hale getiren bizdik

Biz kendimizi yargılayalım dostlar


Ender görülür dünya tarihinde

Çocukların, atalarından önde olduğu zamanlar

Ender görülür kuyruklu yıldızlarda hayallerin değişimi

Karanlıkta kaybolup gider işte 

Önü karanlık sonu karanlık yedi ciheti karanlık memleket

Kocaman bir ülke Türkiye!


Haydi aydınlatalım sil baştan

Elektrik şirketleri çoktan satılsa da

Yabancı parayla ihaleye çıkmış kuduzları nasıl yakalarız bu karanlıkta

Derin devletin nasıl tutarız yakasından

Ebed müddet katillikte üstad olmuşlar çoktandır onlar

Bizler ki daha dünkü çocuklar

Haydi diyelim tuttuk yakalarından

Kımıldatmaz diş ağrılarım

Oturup kalkamam yürüyemem nasırım var çıbanım var

Gözlerim kırk yaşımda şişe dibi gibi

Titrer ellerim

Saçlarım dökük, kelleşmişim

Böbreklerime yığılmış taşlar

Doğum sancısından beter ızdıraplarım

Romatizma var kirpiklerimde

Dokunma sakın, ağlayacağım.

Bir seccade olmadı bir de Atatürk resmi paylaştım mı tamam olurum belki de.


Titrek basacağım tetiğe

Titreyerek kanatlanacağım yükseklerden

Katil olmam için her gün zorlayan bunaklara inat

Ben kimseyi öldürmeyeceğim

Çok kalabalığım şimdilerde

Yalnız öleceğim muhakkak

Cesedimden kuşbaşılı pide yapılabilir

Tarhana çorbasına kıyma da olabilirim

Derim yüzüldükten, içim temizlendikten sonra

Beyin oturmam da lezzetli olabilir

Biraz kanlı bırakın ama beynimi

Kan tadı lezzet verir yemeklere

Tırnaklarım şifadır bir çok hastalığa

Kaynatın önce, güneşte kurutun sonra

Küçük bir torbaya atın

Kırk gün karanlıkta beklesin

Kırk birinci günün sabahında

Çay demler gibi demleyip için lütfen

Şifadır

Şifa benim göbek adımdır ne de olsa


Hayır hayır lütfen karartmayın kaşınızı

Sizler çocuklarınızın torunlarınızın geleceğine tecavüz etmişlersiniz

Bebekleri bile dönere takıp ekmek arası yapıp yediniz

Sizlerin birbirinize düşmanlığı bu hale getirdi memleketi

Şimdi ağlıyor musunuz yoksa

Lütfen ama ağlamak bile sizlere haram be kuzum

Şimdi şaklabanlık zamanı

Bir gazete köşesi verin bana da

Biraz futboldan bahsedeyim

Ülkü ocakları başkanı olup

Küfürler savurayım Halkevleri başkanına

Halkevlerini toplayıp taşlayayım askeri polisi 

Seçim meydanlarına rüşvetle getireyim kırsaldan apartmanlardan cancağazları

Doldurayım meydanı tıklım tıklım

Verin mikrofonu dinleyin vaatlerimi, alkışlayın babam

Şimdi tezahürat vakti

Hindi baba hindi teyy allah

Olmadı dinist bir şeyh gibi

Ayırayım insanları mümin kafir münafık deyü

Küfredeyim benden olmayanlara

Kim demiş yolsuzluk hırsızlıktır diye

Manşet çakarım bu etöcü şu fetöcü şu ülkücü terörist bu da pkklı terörist

Biraz da Khk bastım mı, atarım tüm suçları birilerinin üstüne

Nasıl olsa fakirleri sürerim meydana

Ben holding  molding şirket mirket sahibiyim işte

Yedi kulem var İstanbul'da

Ankara’da koca öküz ve sağmal inek tanıdığım da çoktur gri odalarda ha

Kaba etini büyüten hakimlere savcılara her gün sıra gecesi düzenlerim

Kimi kurtarırım pudra şekeri sevenleri de

Bir telefonuma, bir bilgi notuma bakar adalet dedikleri ne de olsa.

İstediğim kararları vermezlerse sürerim onları da

Al bayrağımızın dalgalandığı ücra veya pahalı şehirlere

Mafya bir selamımla soyunuzu kurutur

İstihbarat benim için bombalar kendi milletini devletini

Ne de olsa ben, bu memleketin geleceğiyim

Haydi öldürün beni de lütfen

Dişleyin kuduz köpekler gibi


Lütfen ders kitaplarına koca şairdir diye yazın beni de

Yönünü kaybetmez uzayda bile

Tanrıyı aramaya çıktı daha dönmemiş diye dip notta belirttin

Ardımdan gelsin yeni nesiller

Fethedelim evreni kainatı

Hüküm bizim olsun

Dokuz yetmez ise kırk bir tuğ birkaç da sancak dikelim arşı alaya

Lakin bilirsiniz kahramanlık fakirlere yakışır

Şehit diye okuyun ardımdan ha şarkı türkü ha ayet hadis, ne fark eder?

Gazi olursam bağlayın biraz metelik

Benim vatanıma daha borcum var

Biraz vergi borcu biraz dekont borcu

Taksitle ödesem olmaz mı?


Sunii teneffüs vakti gönlüme

Gönlüm ters yola girmiş

Tıra kafa atmışım omuzlarımın üstünden

Otoyolda bedenimin üzerinden geçmiş kamyonlar

İşte öyle içim dışım ekranlara serpilmiş

Kan kokuyor bütün yollar

Hokus pokus deyip

Olmadı adrakadavra

Nasıl yapılırdı büyü

Karanlık dilli din kitaplarının sözlerini tersten mi okusam

Onlar ki böcek yiyen bitki gibi kullanırlar sözcükleri

Giriş gelişme sonuç diyerek yıkarlar zihninizi

Lakin sorun şimdi onlar değil

Nasıl canlanabilirim yeniden

Ruhum çıkmadan nasıl düzeltebilirim memleketimi

Vatanıma karış karış nasıl umut ekebilirim

Nasıl yüceltebilirim milletimi

İnsanlık mı dediniz

Tebessüm etme vakti


Bu şiirin veya şiirimsinin

En güzel mısrasıdır belki

Romatizma var kirpiklerimde

Dokunmayın sakın, ağlayacağım.

Biraz şaşkınım

Biraz biraz da ölüme endeksli grafik gibi

Nasıl olsa kahramanlık fakirlere yakışır

16 Mart 2022 160 şiiri var.
Beğenenler (5)
Yorumlar (2)
  • soysuzluğa tütsülenmiş soylu şiir... doğacak elbet gün de güneş te günü geldiğinde ATATÜRK' ün bıraktığı yerden ve yürüyeceğiz el ele, kalp kalbe özgürlüğe...

    eyvallah şair...