Rüküş
aklımın bahçeleri üşürdü
sen hiç görmezdin biz üvey kardeştik
sen babamın ben ölmüş annemin kızı
bayramlıkları önce sen bir yıl sonra ben
kardeş payı
ninem iyi niyet elçisi
bakardı göz hapsi yetime
gülünce güller açar; dili iki pınar
yüreği berrak
ben yorulurdum tutmaktan suları göz oyuklarımda
çatlardı duvarlar sızardı bütün sırları evin
özlerdim annemi
her ölüye sevinir doyasıya ağlardım
kim bilir bayram sevinci...
kendi odasına sığmaz içimin fukarası
elden ayaktan malulen yitik
mühürlendi ne varsa zamana yenik
sen al gözlerimi götür emanetçiye
bu kez son olsun
çaycı kızın son duası kadar berrak
bir yalanın içinde usturup derdi
çırpındıkça kaypak hayat
körün taşı
dikiz,
cümle âlemin karın ağrısı
tut ki başka bir hikâyenin önsözüne denk
la havle öfkesi, kesik bu
hariçten gazel sözler
incecik ağrı
beynimde ur; hücrelerden toplu mezar
acımı bastırıyorum kör karanlığa
sönerse ateşi geçer ağrılarım
reçetesiz verilmiyor artık iyilik
sen yine de gül geç emi
?'biz kardeştik''
en kallavisinden ayrı ana dilimiz
2010ekim5