Sabâ Makamıyla Boz Bulanık Bir Gün
_son bir nefes gecenin katranına inat
halka / halka
kesik / kesik
önce ayaklarım uzasın göğe
sonra ellerim
_o çocuk / ilk mısır püskülünden
meydanda sarmış bir içim
içi titrer çamlıcada bazen
ince belliler demlenirken
annemin
_hala solgun sanki yüzün
utkun olsun / kıvan
kekik kokulu kırlar
açmaya varmış
kokusunu almaz oldun çiçeklerin
_bak çakmak / çakmak oldu şimdi gözlerim
birkaç dal aşırmanın heyecanı var içimde
dört başı mamur
saklanır baş/lar
duvarın ardında hanımelilerin
_değer mi hiç
sağanak altında
filancanın kızına yaranmak için
şimdi yine o meydanda
başlar nöbetlerim
_zamanı geçti mi / bilmem
son hasatı devşirmenin
aynaları dizin
denk günlerinin neşesi var içimde
ve sisli yağ lambaları altında pişen çöreklerin
_mıh sarı parmakları nasıl ezer
bildin mi lezzetini / zifirli ekmeğin
kuşluk vaktinde sesi var
tütünden dönen küfelerin
ekmek parası / kim bile kimlerin
_bu/gün yine öyle kasvetliyim
sağanak altında
nedametle
meydandaki şadırvanın yanında
ve sabâ makamıyla boz bulanık bir gün